Saadet Partisi Yomra İlçe Teşkilatı ildeze esnafı ziyaret ederek sorunlarını dinledi. İlçe Başkanı Selçuk Atasoy, “Esnaf ile dertleştik, derdini dinledik, çözüm yolları ortaya koyaya çalıştık.Bu şekilde sahada olmaya, esnafımızın, üreticimizin ve vatandaşlarımızın yanında olmaya her zaman devam edeceğiz’ dedi. Atasoy yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
ESNAF DUVARA TOSLADI
Ülkemizde yıllardır uygulanan borçlanmaya dayalı ekonomik düzen , imalat ve üretimden ziyade geri dönüşü olmayan tüketime yönelik yatırımların el üstünde tutulması, bunun karşısında sanayiye ve sanayiciye önem verilmemesi , büyümede ve yeni atılımların yapılmasında önümüzde hep bir engel olarak durmuş, adeta bir kale duvarı gibi yükselmiştir. Pandemi sürecine kadar ekonomik olarak durumu zaten iyi olmayan, sürdürülemez bir borçlanmanın altında varlığını devam ettirmeye çalışan sanayici, küçük ve orta ölçekli esnaf bu sürecin başlaması ile birlikte adeta duvara toslamış, yapa yalnız kalmıştır. Ülkemizde süreçle birlikte yasakların ve kısıtlamaların üzerinden 1,5 yıl geçti bu zaman zarfında işletmeler zaman zaman kapalı kaldı, kısıtlandı.
ESNAF HANGİ BORCU ÖDESİN!
Büyük bir iş kaybına, gelir kaybına uğrayan işletmelerimiz, sabit giderlerden olan SGK pirimleri, vergiler, maaşlar, kira giderleri, elektrik ve su gibi hiç değişmeden devam eden masraflar altında silindir gibi ezilmektedir.Bu güne kadar ödenemeyen , günlük banka faizi uygulanarak şişirilen SGK ve Vergi borçlarına Aralık ayında yeniden yapılandırma fırsatı sunuldu ve bu yapılandırmadan birçok esnafımız faydalandı ancak bu süreçte dahi yeni gelen gecikmiş pirim ve vergilere aynı günlük banka faizi uygulanmaya devam etmektedir. Esnaf yenisini mi, eskisini mi hangi borcunu ödeyeceğini şaşırmış durumdadır.
ÖDEMELER YAPILMIYOR
Ülkelere göre yapılan yardımları karşılaştırmak, kıyaslamak istemiyorum çünkü çok gerilerden geldiğimizi yaşayarak görüyoruz. Ancak bir bakanın “G20 ülkeleri arasında en fazla nakdi yardımı yapan ülkeyiz’’ sözünü televizyon ekranlarından sarfetmesi ziyadesi ile içimizi acıtıyor. Turizm ve hizmet sektörünün kapanması , daralan piyasa şartları ile birlikte kamuya yönelik iş talepleri arttı , kamunun da , ihtiyacı olan malzemelerde kendi yandaş görünümlü firmaları tercih etmesi, ihalelerin açık, şeffaf yapılmaması, tekliflerin duyurulmadan toplanması işin vahamiyetini kat be kat artırmış pandeminin zararlarını derinleştirmiştir. Bu şartlara rağmen işletmeler yaptığı işlerin karşılığını 180 gün yani 6 ay sonra alabileceği sözleşmelerde yazmasına rağmen aradan 12 ay geçiyor hala ödemeler yapılmıyor. Bu zaman zarfında gecikmiş vergi ve SGK borçlarına günübirlik banka faizi uygulanırken alacaklar aylarca fatura değeri üzerinden bekletiliyor. Üç yıllık alacaklara karşılık, alacaklarınızdan %25 daha feragat ederseniz bu alacaklarınızı ödeyebiliriz diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Yardım yapıyorum deyip vergileri artıran bir düşünce esnafın ve sanayicinin derdine asla çare olamayacağı kanaatindeyim. Esnafın dilinden dökülen ‘’Bizler bu süreçte ciddi karşılıksız yardımlar beklerken devlet tarafından faiz oranları hafifletilmiş , şartları yumuşatılmış kredi imkanları reklamlarla tatlı ve cazip gösterilerek bir kez daha kurtuluş reçetesi olarak banka kapıları gösterilmiştir.’’ Cümleleri ile derdini açıklamaya çalışıyor.
BELEDİYELER ESNAFA SAHİP ÇIKMALI
Esnafımıza yardım elini uzatması gerekenlerden birisi de belediyelerdir. Her fırsatta mevcudiyetinin, gayesinin halka, esnafa , çiftçiye yardım için olduğunu söyleyen belediyelerimizi ne halkının ne de esnafının yanında görüyoruz, neden, borç batağına saplanmış belediyeler el uzatacak gücü kendilerinde bulamadıklarından, maddi felakete kendileri de düçar olmuş durumdadırlar. Sanayide, Ticarette, eğitimde , tarımda kısacası hayatımızdaki herşey bir pandemi engeline takılmış sadece ülkemiz değil insanlık birden ne yapacağını kara kara düşünürken, tıkır tıkır işleyen bir engele takılmadan yürüyen tek sistem var o da faizci kapitalist sömürü düzenidir. Bu düzene giden yolları açarak insanımız aç bırakılıp borca esir edilmektedir.