Teknolojik üretime ağırlık vermeliyiz

Saadet Partisi Yomra İlçe Başkanı Selçuk Atasoy, gündeme dair açıklamalar yaptı.

Daha iyi mobil deneyim için tıklayınız

Saadet Partisi Yomra İlçe Başkanı Selçuk Atasoy, gündeme dair açıklamalar yaptı. Başkan Atasoy, “AK Parti hükümetinin benimsemiş olduğu bu faizci ekonomik  düzenle memleketin ve milletimizin refah seviyesinin yükselmesi mümkün değildir.Kalkınabilmemiz için, Dünya ekonomisinde yer bulabilmemiz için  milli ve manevi değerlerimize sarılarak  genç ve dinamik beyinlerimizle teknoloji üretimine ağırlık vermeliyiz.” dedi.

Başkan Atasoy şunları söyledi:

Aralık 2021, gelecek yılın habercisi 2022 yılından ne bekliyorsunuzun cevabı aslında burada saklı. Memurumuzu, işçimizi, asgari ücretlimizi,  emeklilerimizi ,esnafımızı, çiftçilerimizi,  85 milyon insanımızın tamamını ilgilendiren, bir sonraki yıla ait  gelirlerimizin  nerelerden geleceği ve nerelere harcanacağın belirlendiği aydır Aralık. Saadet Partisi olarak 85 Milyon vatandaşımızın hakkını gözetmek, ülke kaynak ve gelirlerinin nerelere harcandığını açıklamak en başta insanlık ve inancımızın bizlere yüklediği bir sorumluluktur. Zaten  ağır ekonomik şartlarda ezilen vatandaşımız bir de faizlerin düşürülmesi , Türk Lirasının döviz karşısındaki değer kaybı  dolayısı ile belini uzun yıllar doğrultamayacak  bir sürecin içine girmiştir. 

2021 bütçesinde yatırımlara ayrılan ödeme 103 milyar lira iken 179 milyar lira faize ödenecek miktar öngörülmekteydi. Aynı faiz kalemi üzerinde incelediğimiz zaman 2006 yılında 45 milyar lira faize ayrılmışken 2020 yılında 138 milyar ve nihayet 2021 yılında bu rakam 179 milyar liraya çıkmış, bakalım 2022 bütçesinde faize ayrılan rakam ne kadar olacaktır. 

Yani AK Parti hükümetinin benimsemiş olduğu bu faizci ekonomik  düzenle memleketin ve milletimizin refah seviyesinin yükselmesi mümkün değildir. Günlerdir tartışılan ve nihayet belirlenen asgari ücret , vatandaşımızın insanca yaşayabilmesi için yeterli değildir. Yeterli ve makul, kabul edilebilir gibi görülen bu artış aslında  geçen yıla ve bir önceki yıllara göre alım gücü düşmüş bir artıştır.  Yükselen Dolar ve Euro  karşısında bu artışın geçerliliği en fazla üç aydır. Ancak iktidar tarafından yapılan zammın sanki son kırk yılın en mükemmel zammıymış gibi algı yönetimi yapılması yakın bir gelecekte acaba seçim hazırlığı mı var sorusunu akla getiriyor. Yükselen gıda fiyatlarının, akaryakıt fiyatlarının yanında  asgari ücrete yapılan zam geçerliliğini kısa zamanda kaybedecektir. Yirmi yıllık bir iktidarın ardından ekonomik göstergeler böyle olmamalıydı.2020 Aralık ayında belirlenen 2.825 TL olan asgari ücret 383 USD ye tekabül ederken 2021 Aralık’ta belirlenen 4.253 TL lik asgari ücret  sadece 274 USD ye denk gelmiştir. Yani değerini koruyamamıştır.   Vatandaşın temel ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilmesi ancak faizci sisteme , geri dönüşü olmayan yatırımlara aktarılan paranın, üretime, tarım ve hayvancılığa, sanayiye, teknolojiye  aktarılması ile mümkündür. Sanayicinin ve üreticinin önemi ve değeri azalmış adeta kurtuluş reçetesi  düşük faizli banka kredilerinde ve döviz, altın alış satışlarında görülmüştür. Ekonomide  yolunu şaşıran AK Parti hükümeti bir Avrupa modeline sarılıyor olmuyor dönüp Çin modeline sarılıyor.  Kalkınabilmemiz için, Dünya ekonomisinde yer bulabilmemiz için  milli ve manevi değerlerimize sarılarak  genç ve dinamik beyinlerimizle teknoloji üretimine ağırlık vermeliyiz. Ahlak ve maneviyat temelli bir kalkınma sistemi bizim hem sanayi hem tarım hemde topyekün ülke kalkınmamızın merkez taşını oluşturmalı, bu temel üzerine asıl kalkınma gerçekleşmelidir. Ülke genelinde Üniversitelerden mezun olan öğrenciler işsiz ve boş caddeleri doldurmalarına hafif bakılmamalı mutlaka asıl cevherimiz olan gençlerimizi ülke kalkınmasında en ön plana çıkartmalıyız. Ahlak ve maneviyatta güçlü, bilgili ve kendini yetiştirmiş gençlerimiz çok yakın geleceğimizin temel dinamikleri olacaktır. “ dedi.

 



Diğer Haberler