Çakıroğlu, “Eksik olan potansiyel değildir. Eksik olan, sahip olduğumuz potansiyeli doğru okuyacak, doğru planlayacak ve doğru yönetecek akıldır” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Davut Çakıroğlu, “Trabzonspor’dan Trabzon’a: Bir Şehir Markasını Dünya Markasına Dönüştürmek” başlıklı açıklamasında Trabzonspor’un marka değeri, Trabzon’un uluslararası tanıtımı, turizm potansiyeli, yerel üretim ve şehir ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şehirlerin yalnızca binalardan, topraktan veya toplumdan ibaret görülemeyeceğini ifade eden Çakıroğlu, küreselleşen dünyada şehirlerin de büyük ekonomik ve sosyal sistemin önemli parçalarından biri haline geldiğini belirtti.
Trabzon’un bu durumu daha yoğun yaşayan ve güçlü biçimde yansıtan şehirlerden biri olduğunu kaydeden Çakıroğlu, kentin özünü, ruhunu ve coğrafyasından aldığı kimliğini koruyarak önemli bir şehir markası oluşturduğunu ifade etti.
“Trabzon’un en büyük marka değeri Trabzonspor’dur”
Trabzon’un denizi, dağları, yaylaları, yemekleri, müziği ve giyim kültürüyle önemli bir kültürel mirasa sahip olduğuna dikkat çeken Çakıroğlu, şehrin en büyük marka değerinin ise Trabzonspor olduğunu vurguladı.
Marshall McLuhan’ın “küresel köy” kavramına atıfta bulunan Çakıroğlu, elektronik iletişim ve küreselleşmenin etkisiyle dünyanın herhangi bir noktasında meydana gelen bir gelişmenin çok kısa sürede başka coğrafyalarda karşılık bulabildiğine işaret etti.
Trabzonspor’un da bugün bu küresel etkiyi Trabzon adına güçlü şekilde ortaya koyduğunu belirten Çakıroğlu, yıldız bir futbolcunun transferinin yalnızca sportif bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Çakıroğlu, “Bir futbolcu transferi, futbolda marka olmuş bir ismin takıma katılması, takımın ve şehrin tanınırlığını nasıl etkiliyor, nasıl etkileyebiliyor? Bunu biraz felsefik açıdan, biraz da küreselliğin doğal bir yansıması olarak görmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Bir futbolcu transferi şehrin küresel görünürlüğüne dönüşebilir”
Dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşen bir olayın başka bir coğrafyada geçmişe kıyasla çok daha hızlı karşılık bulabildiğini belirten Çakıroğlu, bir futbolcu transferinin kulüp sınırlarını aşarak şehrin tanıtımına katkı sağlayabileceğini kaydetti.
Çakıroğlu, “Bir futbolcunun transferi sadece sportif bir gelişme olmaktan çıkıp, o kulübün ve o şehrin küresel görünürlüğüne dönüşebiliyor” dedi.
Trabzonspor üzerinden oluşan bu ilginin şehir adına değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çakıroğlu, “Yönetim bunu fırsata dönüştürebilir ve şehrin tanıtımı için eşsiz bir değere sahip olan bu transferi güçlü bir pazara, güçlü bir tanıtıma ve kalıcı bir şehir markasına dönüştürebilir” değerlendirmesinde bulundu.
“Trabzonspor her anlamda Trabzon ve Trabzonluluktur”
Trabzonspor ile Trabzon arasındaki ilişkinin yalnızca futbol üzerinden açıklanamayacağını belirten Çakıroğlu, kulübün şehrin kimliğiyle bütünleştiğini söyledi.
“Trabzonspor, her anlamda Trabzon ve Trabzonluluktur” diyen Çakıroğlu, şehrin toplumsal kimliğinin de takıma güçlü şekilde yansıdığını belirtti.
Çakıroğlu şöyle devam etti:
“Trabzonspor sadece Trabzon’da yaşayan insanların tuttuğu bir takım değildir. Trabzon’un karakterinin, hafızasının, itirazının, tutkusunun ve sahiplenme kültürünün de taşıyıcısıdır.”
Trabzon’un bugün dünya gündeminde yer aldığına işaret eden Çakıroğlu, şehrin tutkusu, coşkusu, doğası ve sahiplenme kültürüyle konuşulduğunu ifade etti.
Çakıroğlu, bunun yalnızca yıldız bir futbolcu üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Trabzon, bunu sadece yıldız bir futbolcuya değil; büyük yıldızı olan ve özünü yansıtan Trabzonspor’a borçludur” dedi.
“Şimdi bunu şehir adına fırsata dönüştürme vaktidir”
Trabzonspor’un şehir açısından taşıdığı önemin siyaset ve sermaye tarafından da bir kez daha görüldüğünü savunan Çakıroğlu, bundan sonraki aşamada ortaya çıkan küresel ilginin Trabzon için fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Çakıroğlu, turizm altyapısındaki eksiklikler, sektörde yetişmiş insan gücü sorunu ve yerel yönetimlerin turizm konusundaki potansiyel ve vizyon eksikliklerinin artık görmezden gelinemeyeceğini belirtti.
“Çünkü artık dünya Trabzon’u konuşurken, Trabzon’un kendi geleceğini konuşmaması düşünülemez” ifadelerini kullanan Çakıroğlu, şehrin sahip olduğu büyük marka değerinin doğru yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Trabzon’un güçlü bir ruha ve büyük bir markaya sahip olduğunu kaydeden Çakıroğlu, şehrin bu büyüklüğe uygun şekilde temsil edilmesi gerektiğini söyledi.
Çakıroğlu’ndan Trabzon’u yönetenlere çağrı
Günlük ve sınırlı tartışmaların Trabzon’un geleceğine katkı sağlamadığını ifade eden Çakıroğlu, şehir yöneticilerinin dünyanın konuştuğu bir şehri yönettiklerinin farkında olmaları gerektiğini belirtti.
Çakıroğlu, “Günlük, sığ ve sınırlı tartışmalardan; şehre hiçbir şey katmayan ucuz polemiklerden kurtulup, dünyanın konuştuğu bir şehri yönettiğini gören, görebilen ve bunun sorumluluğunu taşıyan her kademedeki yöneticiler görev ve sorumluluk makamlarında olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Trabzon’un artık yalnızca kendi iç tartışmalarına hapsedilebilecek bir şehir olmadığını vurgulayan Çakıroğlu, Trabzonspor sayesinde şehrin maddi ve manevi açıdan çok büyük ölçekte tanıtımının yapıldığını kaydetti.
Çakıroğlu, bundan sonraki hedefin ise Trabzonspor’un yanına yeni yıldız markalar oluşturmak olması gerektiğini belirtti.
“Eksik olan potansiyel değil, doğru yönetecek akıldır”
Trabzon’un yeni markalar ortaya çıkarmak için gerekli sosyolojiye, doğaya, kültüre ve jeopolitik konuma fazlasıyla sahip olduğunu ifade eden Çakıroğlu, temel sorunun potansiyel eksikliği olmadığını söyledi.
Çakıroğlu, “Eksik olan potansiyel değildir. Eksik olan, sahip olduğumuz potansiyeli doğru okuyacak, doğru planlayacak ve doğru yönetecek akıldır” dedi.
Trabzon turizmi için 12 ay vurgusu
Trabzon’un ekonomik ve turistik potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Çakıroğlu; turizmin 12 aya yayılması, kış turizmine yönelik Ar-Ge çalışmalarının yapılması ve şehrin tanıtımı için profesyonel çalışmalar yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Tarım ve hayvancılık alanında yerel yönetimlerin sorumluluk alması gerektiğini de ifade eden Çakıroğlu, teknoloji yatırımlarının da Trabzon’un gelecek planlamasının önemli parçalarından biri olması gerektiğini söyledi.
Bu başlıkların artık ertelenmemesi gerektiğini belirten Çakıroğlu, “Trabzon’un turizmde sadece ziyaret edilen değil, yeniden gelinmek istenen bir şehir olması gerekir” ifadelerini kullandı.
“Trabzon kendi ürününü ekonomik değere dönüştürmek zorunda”
Turizmin şehir ekonomisine daha fazla katkı sağlaması için yerel üretimin desteklenmesinin önemine dikkat çeken Çakıroğlu, Trabzon’a gelen ziyaretçilerin şehir dışından getirilen ürünlerden ziyade Trabzon’da üretilen ürünleri tanıması ve talep etmesi gerektiğini söyledi.
Çakıroğlu, “Çünkü şehir de ülke gibi cari açık verir ve fakirleşir. Şehrin sürekli dışarıdan tükettiği, içeride ise yeterince üretmediği bir ekonomik yapı sürdürülebilir değildir” değerlendirmesinde bulundu.
Bu yapının tersine çevrilmesinin geç kalınmış ancak aciliyet taşıyan bir konu olduğunu ifade eden Çakıroğlu, Trabzon’un kendi ürününü, kendi markasını, insan gücünü ve değerlerini ekonomik değere dönüştürmek zorunda olduğunu kaydetti.
Trabzonspor’un marka değeri şehrin tamamına yayılmalı
Trabzonspor’un ortaya çıkardığı fırsatın değerlendirilmesi ve kulübe bu katkısı nedeniyle teşekkür edilmesi gerektiğini belirten Çakıroğlu, asıl meselenin bu marka gücünün Trabzon’un tamamına yayılması olduğunu vurguladı.
Çakıroğlu, “Mesele sadece teşekkür etmek değildir. Mesele, Trabzonspor’un oluşturduğu bu büyük marka değerini şehrin tamamına yayabilmektir” dedi.
Bir futbol kulübünün sahip olduğu marka değerinin turizme, tarıma, gastronomiye, kültüre, sanata, sanayiye ve yerel üretime yansıtılmasının Trabzon’un geleceği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
“Trabzon’un kimliği, ruhu ve markası zaten var”
Trabzonspor’un şehre önemli bir gerçeği gösterdiğini belirten Çakıroğlu, Trabzon’un dünyaya ulaşabilmek için yeni bir kimlik oluşturmaya ihtiyacı olmadığını söyledi.
Çakıroğlu şu ifadeleri kullandı:
“Trabzon’un dünyaya ulaşmak için yeniden keşfedilecek bir kimliğe ihtiyacı yoktur. Kimliği zaten vardır. Ruhu zaten vardır. Markası zaten vardır. Mesele, var olanı doğru kullanabilmek ve bunu ekonomik, kültürel ve sosyal güce dönüştürebilmektir.”
Trabzon’un yalnızca tanınan değil; üreten, kazanan, marka oluşturan ve dünyaya satış yapan bir şehir olması gerektiğini vurgulayan Çakıroğlu, Trabzonspor’un oluşturduğu küresel etkinin bunun için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
Çakıroğlu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çünkü Trabzonspor’un bize sunduğu en büyük fırsat, yalnızca bir futbol başarısı veya bir transfer değildir. Bize sunulan fırsat, Trabzon’un dünyaya açılan kapısının zaten açık olduğunu görmektir. Şimdi o kapıdan sadece Trabzonspor’un değil, Trabzon’un tamamının geçme zamanıdır.”