Vekiller Yomra’ya Geldi Ama Yomralıya Uğradı mı?

Bu hafta Yomra, iktidar partisinin iki milletvekilini ağırladı.

Daha iyi mobil deneyim için tıklayınız

Bu hafta Yomra, iktidar partisinin iki milletvekilini ağırladı.

Önce AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen geldi. Bir gün sonra da TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda görev yapan Trabzon Milletvekili Yılmaz Büyükaydın ilçedeydi.

İki milletvekili…

İki ayrı program…

Peki Yomralının derdi bu programların neresindeydi?

Benim asıl merak ettiğim konu bu.

Mustafa Şen, Yomra merkezde MHP İlçe Başkanlığı, Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’ni ziyaret etti.

Başkanlarla görüştü, sorunları dinledi.

Yolda karşılaştığı birkaç esnafla sohbet etti. Belediye yanındaki çay bahçesinde birkaç vatandaşla konuştu.

Vatandaş ne anlattı?

Fındığı anlattı.

Emekli maaşını anlattı.

Geçim sıkıntısını, ekonomiyi anlattı.

Sayın Şen de kendisine aktarılan sorunları ilgili bakanlara ve komisyonlara ileteceğini söyledi.

STK ziyaretlerinde de benzer şekilde sorunların Ankara’ya taşınacağını ifade etti.

Sonra yaklaşık iki saatlik programın ardından Yomra’dan ayrıldı.

Buraya kadar her şey normal görünebilir.

Ancak benim dikkatimi çeken başka bir ayrıntı var.

Programda esnaf ziyareti de vardı. Fakat kapsamlı bir esnaf ziyareti gerçekleşmedi.

Belki vakit kalmadı.

Belki program sıkıştı.

Belki başka bir sebebi vardı.

Bilemiyorum.

Ama bildiğim bir şey var:

Seçim döneminde siyasetçinin vakti oluyor.

Kapı kapı geziliyor, dükkân dükkân dolaşılıyor. Vatandaşın eli sıkılıyor, çayı içiliyor, derdi dinleniyor.

Hatta Sayın Mustafa Şen'in seçim çalışmalarında Yomra'da bir esnafın dükkânına girip bağlama çaldığını da hatırlıyorum.

Peki bugün ne değişti?

O gün kapısını çaldığınız esnafın bugün kapısını neden çalmıyorsunuz?

Bir gün sonra bu kez Büyükaydın…

Mustafa Şen'in ziyaretinden bir gün sonra Milletvekili Yılmaz Büyükaydın Kaşüstü bölgesindeydi.

Programına baktığımda yine aynı soruyu sordum:

Yomralı nerede?

Sayın Büyükaydın'ın ziyaretlerinde Trabzon'un tanınmış iki büyük iş insanının işletmeleri ve Şanlı Mahallesi Muhtarlığı vardı. Arada Kaşüstü Mahallesi Muhtarlığı ziyaret edildi, güzergâhta karşılaşılan birkaç esnafla da görüşüldü.

Elbette milletvekilleri iş insanlarını ziyaret edecek.

Bunda yanlış bir şey yok.

İş insanı da bu şehrin insanı, esnafı da…

Muhtar da bu şehrin temsilcisi, emekli de…

Benim itirazım ziyaret edilene değil, ziyaret edilmeyene.

Madem Yomra'ya geldiniz, neden program sabahın erken saatlerinde başlamıyor?

Neden birkaç saat Yomra sokaklarında yürünmüyor?

Neden küçük esnafın kapısı çalınmıyor?

Neden pazara gidilmiyor?

Neden kahvehaneye oturulmuyor?

Neden emekliye, çiftçiye, servisçiye, dolmuşçuya, fındık üreticisine “Nasılsınız?” diye sorulmuyor?

Belki o zaman hazırlanan dosyalarda yazmayan gerçek Yomra'yı görürsünüz.

Sayın Büyükaydın'a eğitim konusunda da sorularım var

Sayın Yılmaz Büyükaydın'ın kendi işletmesinin de Yomra'da olması nedeniyle ilçeyi yakından tanıdığını düşünüyorum.

Üstelik kendisi TBMM'de eğitim alanındaki komisyonda görev yapıyor.

O nedenle insan ister istemez soruyor:

Yomra'nın okul ihtiyacı neden bu ziyaretin ana gündemlerinden biri olmadı?

Kalabalık sınıflar konuşuldu mu?

Yeni okul ihtiyacı konuşuldu mu?

İlçenin hızla artan nüfusuyla birlikte eğitim altyapısının geleceği konuşuldu mu?

Konuşulduysa kamuoyu neden duymadı?

Bir eğitim komisyonu üyesi Yomra'ya geldiğinde keşke bir okulun kapısını da çalsaydı.

Öğretmeni dinleseydi.

Veliyi dinleseydi.

Okul yöneticilerini dinleseydi.

Sonra çıkıp Yomralıya, “Şu sorunu gördüm, Ankara'da bunun takipçisi olacağım” deseydi.

İnanın bunun karşılığı çok daha başka olurdu.

Bir de Yomra sadece merkezden ibaret değil

Benim uzun zamandır anlamadığım bir başka konu daha var.

Siyasi programlar yapılırken neden sürekli merkez mahalleler tercih ediliyor?

Yomra'nın kırsal mahalleleri yok mu?

Dağdaki vatandaşın oyu oy değil mi?

Demirciler'deki, Oymalı'daki, Çamlıyurt'taki, Özdil'deki, yüksek kesimlerde yaşayan vatandaşın anlatacak derdi yok mu?

Yolları uzun diye mi gidilmiyor?

Yoksa siyasi program hazırlayanlar oralara gitmeye gerek mi duymuyor?

Bir milletvekili Yomra'ya geldiğinde makamları ve birkaç işletmeyi ziyaret edip dönmek yerine bir gününü ilçeye ayırsa ne kaybeder?

Sabah merkezde esnafı gezse…

Öğleden sonra kırsal mahallelere çıksa…

Fındık üreticisinin bahçesine girse…

Akşam bir mahalle kahvesinde vatandaşla çay içse…

Belki Ankara'ya dönerken elinde protokol fotoğraflarından daha değerli bir şey olur:

Vatandaşın gerçek gündemi.

Çünkü Yomralının gündemi ağır

Bugün üretici fındığın hesabını yapıyor.

Esnaf kirasını, vergisini, SGK borcunu düşünüyor.

Emekli ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor.

Borcu nedeniyle icra ve haciz endişesi yaşayan insanlar var.

Veliler çocuklarının eğitimini düşünüyor.

Okulların kapasitesi, kalabalık sınıflar ve yeni okul ihtiyacı konuşuluyor.

Böyle bir ortamda vatandaş doğal olarak milletvekilini karşısında görmek istiyor.

Sadece seçimden seçime değil…

Seçildikten sonra da.

Çünkü “milletvekili” kelimesinin ilk kısmı millet.

Bence siyasetin zaman zaman dönüp hatırlaması gereken yer de tam olarak burası.

Ben bu iki programı izlediğimde ister istemez şu düşünceye kapıldım:

Acaba genel merkezden “Seçildiğiniz illerde program yapın” denildi ve Yomra programları da “program yaptık” denilebilmesi için mi gerçekleştirildi?

Belki yanılıyorum.

Umarım yanılıyorum.

Fakat vatandaşın arasına yeterince girilmeyen, küçük esnafın kapısının çalınmadığı, kırsal mahallelerin görülmediği birkaç saatlik programlar bende bu düşünceyi oluşturuyor.

Fotoğraf vermek başka şeydir, vatandaşın derdine ortak olmak başka.

İş insanını ziyaret etmek başka şeydir, siftah yapamayan esnafın sandalyesine oturmak başka.

Bir vatandaşın elini sıkmak başka şeydir, yarım saat karşısına oturup gerçekten dinlemek başka.

Siyasetin bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şeyin de bu olduğunu düşünüyorum:

Dinlemek.

Hem de cevabı önceden hazırlanmış cümlelerle değil, gerçekten dinlemek.

Çünkü seçim zamanı geldiğinde siyasetçinin hatırladığı seçmen, seçimden sonra kendisini kimin hatırladığını da unutmaz.

Bugün Yomra'da sorulması gereken soru bence çok basit:

Vekiller Yomra'ya geldi… Peki Yomralının gerçek gündemine ne kadar uğradılar?

Bu sorunun cevabını ben vermeyeyim.

Yomralı versin.



Diğer Haberler