KÜNYE HAKKIMIZDA REKLAM
Büyümemi mi enflasyon mu, gaz mı fren mi? | Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

ayildirim@htgazete.com.tr

Büyümemi mi enflasyon mu, gaz mı fren mi?

2020 yılında ortaya çıkan Covid-19 salgını ve karantinalara karşı Türkiye kredi, maliye ve parasal genişleme ile ekonomiyi ayakta tutma politikası izledi. Büyümenin gazına bastı. Ekonomide 2020 ortasından itibaren 6 çeyrektir yüksek büyüme gösteriyor. Çeyrekler itibariyle büyüme %6.2 ile 22 arasında değişti. 2021 yılında ise %10’un üzerinde büyüdük.

➔ Büyümenin yarattığı etkilerden biri yükselen enflasyon, diğeri cari açığın artmasıydı. Cari açığı azalttık ama enflasyonu tam tersine patlattık.

➔ Büyüme madalyonunun diğer yüzünde pozitif yönleri var. Yüksek büyümenin sonucu şirketlerin karları arttı, devletin vergi gelirlerinin yükseldi ve en önemlisi istihdam arttı.

➔ Büyümenin ilk çeyreklerinde istihdam üzerindeki pozitif etkilerini pek hissetmedik ama son dönemde görüyoruz. Eleman arayanlar da artıyor, rakamlarda istihdam artışı netleşiyor. İstihdam rakamlarında da pandeminin etkisini atıp normal seviyelere geri dönüyoruz.

 

 

BÜYÜME EŞİTTİR İSTİHDAM ARTIŞI

➔ Dün açıklanan aralık ayı verilerine göre istihdam son bir yılda 3 milyon 88 bin kişi arttı. Artış oranı % 11.4 ile gayet yüksek.

➔ Artışta çift haneli büyümenin yanında ekonominin normalleşme yoluna girmesinin katkısı da var. Hayatın iyice normalleşmesiyle hizmetler sektörü devreye girdi ve 2 milyon istihdam artışı oradan geldi. Sanayi sektörü de hem yatırımları hem üretimi açısından gayet canlı bir yıl yaşadı ve 692 bin yeni istihdam artışı sağladı.

➔ Sonuçta aralık ayında mevsim etkilerinden arındırılmış haliyle ilk kez 30 milyon istihdam rakamına ulaşıldı. İşsizlik oranı da bir önceki yılın aynı ayındaki %12.7’den 11.2 düzeyine indi.

➔ Tarım dışı istihdam son bir yılda 2 milyon 857 artışla 25 milyona çıktı ve %12.9 arttı. Tarım dışı işsizlik yüzde 14.9’dan yüzde 12.8’e geriledi. Tarım dışı istihdamı şehirlerin istihdamı olarak da alabiliriz.

➔ Geniş tanımlı işsizliği yansıtan atıl işgücü oranı da yüzde 28.4 düzeyinden bir yılda yüzde 22.6’ya indi. 10 milyon 93 bin olan atıl işgücü 8 milyon 365 bine indi.

 

 

SEÇİM ÖNCESİ SEÇİM SONRASI

➔ Yüksek büyümenin yan etkileri ve birçok yararı yanında istihdamı artırıcı özelliği en kritik sonucu.

➔ Seçim tarihi yaklaşıyor. Büyüme hızının aşağı gelmesi ve % 11 civarındaki büyümenin 7’lere gerilemesi beklenebilir. Ama yılın toplamında uluslararası kuruluşların tahminlerinde yer alan yüzde 3-4’lük rakamlara inileceğine ihtimal vermiyorum.

➔ Çünkü büyüme istihdam, istihdam seçmen demek. Enflasyonla mücadele ise kemer sıkmayı gerektiriyor. Birinde seçmenin gönlü iş ve aş verilerek, maaş ve ücretle alınıyor. Diğerinde kemer sıkma ve daha az tüketim ile ekonomik yavaşlama var.

➔ Bu nedenlerle seçime kadar azami yüksek büyümenin sağlanması için bütün yolların deneneceğini düşünüyorum. Enflasyonla mücadele ise sonranın işi veya şimdilik geri planda.

➔ Seçim sonrasında ise kemer sıkma önlemleri bizi bekler. İktidar değişse de, değişmese de bu gerçeklik fark etmez.

➔ Bu nedenle ekonominin seyrinde seçimin ne zaman yapılacağı belirleyici olacak. Seçimin bu yıl yapılması halinde iki farklı konjonktürle karşılaşacağız. Seçime kadar gaz, seçimden sonra fren.


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN



BU PAZAR SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?

BU PAZAR SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?