Birçok cevabı bulabilmek için en güzel soru eki, ‘’Neden?’’
Neden Salah Trabzon’da bu kadar sevildi?
Neden Salah’ın ziyaret ettiği yaylada ki bir kaya bu kadar gündem olabildi?
Neden Trabzonspor kombineleri, maç biletleri ilk kez erkenden bitti?
Neden yıllarca maça gitmeyenler (maç sonrası trafiği dahi göze alarak) maça gitt?
Bence birçok cevap içeriyor.
Eski zamanları düşünelim, Trabzonspor’u Trabzonspor yapan o devir. Dile kolay. Para ve İstanbul, karşısında bir Anadolu şehri, TRABZON. Kendi halinde, geçim sıkıntısı, tarım toplumu olan Anadolu’nun, ben de buradayım diyebileceği bir alan, futbol.
Ve o an, ‘’Sayın seyirciler ilk kez İstanbul dışında bir Anadolu takımı Trabzonspor, şampiyon.’’ Evinde oturan 13 yaşında ki çocuğun kahramanı, 80 yaşında ki ninenin ‘’Ne oluy uşağum, bizumkiler mi kazandı?’’ cümlesi, şehir fark etmez birçok ailenin sempatisi. Hele de üstüne Avrupa da tur sevinci ve milliyetçi duyguların coşkusu ve iyi ki Trabzon var nidaları.
Yav bu Arif Hoca ne diyor;
Anlatmak istediğim şudur ki;
Yokluk zamanında kendi kahramanlarımızı yaratıp, onların başarısında birçok kişi kendi yapamadıklarını, sıkışmış dünyasında bir başkaldırışı gördü. Gelinen zamanda artık bu durum paraya dönüştü. Rekabet edebilecek düzeyde ekonomiler sadece İstanbul’un kendince büyük takımlarında kaldı. Anadolu’da batan takımlar, kapanan yılların spor kulüpleri ortada.
Salah, tam da o anda geldi, iyi ki geldi.
Neden sorularına şimdi cevap vereyim.
Artık paranın olması da fayda sağlamıyor. Ne kadar paranız olursa olsun futbol alanında oyuncular tatmin olmuyor (karakter meselesi, örnekleri bizzat Trabzonspor’da yaşandı). Oyuncular İstanbul’un hayatını, belki eğitimini, belki ortamını veya kültürünü seçiyor (yerli veya yabancı farketmez).
Anadolu ötekileşiyor. Sözü direkt yuvarlamadan söylüyorum ‘cahil’ sayılıyor.
Salah, parayla satın alınamayacak bir futbolcu. İşte tam da Trabzon halkının sevgisi burada devreye giriyor. Salah’ta eskiyi, o tarihi görüyor. Artı Trabzon şehri için müthiş bir vizyon.
Müslüman olması tabiki gurur verici, İslamiyeti İngilterenin göbeğinde ‘’Muhammet’’ ismiyle hakkıyla temsil etmesi paha biçilemez. Artı en büyük özelliği ‘mütevazi’ kardeşim. Adam hayatını profesyonelce, İslami değerler ve ailesiyle yaşıyor. Salah Trabzon’u seviyor, Trabzon’u yaşamaya çalışıyor.
Yok kayaya gidilir mi, yok falan, yok filan. Buranın halkı zaten yaylaya çıkan, kafasını orada dağıtan bir halk.
Kısacası; TRABZON HALKI SALAH KAYASINA GİTMİYOR, SALAH TRABZON HALKININ YAYLASINI TERCİH EDİYOR.
Trabzon halkını eleştiren insanlara tavsiyem,
Starbucks, Burger King, McDonald’s ve sayamayacağım onlarca ucubeye gidip kahvenizi yudumlarken nasıl ki bu halk size bulaşmıyor,
Sizde bu eleştirel yapıyı bırakın, bulaşmayın. Biz kafamıza göre yaşarız.
Bugün Salah kayası, yarın Sesli Kaya, öbür gün Karaca Mağrası. Bir bakmışsın Anıtkabir, bir bakmışsın Bursa Osmanlı Türbesi, İstanbul Topkapı Sarayı.
Artık Salah’a da her yer Trabzon, bizi seveni bizde severiz. Sevmeyeni en basit tabirle sevmeyiz.
Not: Yazı içimden geldi. Subliminal mesaj içerir...


