KÜNYE HAKKIMIZDA REKLAM
Yeniş aşşağı | ARİSTO
ARİSTO

aristo61@hotmail.com

Yeniş aşşağı

Yokuş yukarı: Karadeniz’de yön belirtirken kullanır

Dere boyu yükselen yol, hayli dikti.

Bu yola tali çıkan yan yollar da, oldukça fazlaydı.

Kekik kokusunu ve ırmak sesini efil efil esen rüzgar tamamlardı. Denizden yokuş yukarı gelen iyot ve yosun kokusu, dağdan yeniş aşşağı gelen yaban otların kokusu hiç bitmeyecek sanılan üst bir duygu yaşatırdı ; tüm bu yolu kullananlara…

Hastalar, doğuma yetişenler, düğüne gidenler, okula koşanlar yeniş aşşağı; günü bitirip dönebilenler, yokuş yukarı bu yol ile dayanırdılar. Yaşanan her ne olursa olsun bu rüzgar, dingin bağrında sükünetle düşündürür, kendinle kalma hissini yaşatırken yol boyunca muhakemeye teşvik ederdi

Yıllar önceden bu yola ait bir hikayede vardır. Şöyle ki,

 Bu yolun çok yokuş yukarısından iki gelin, akşamları ev halkına ketan gömlek örer, işlerlermiş. Kocaları geçimin zor olduğunu, biraz gurbete gidip para kazanmaları gerektiğini söyleyince gelinler anlayışla karşılamışlar. Biraz ketan gömlek yolluk dokuyup, işlemeye karar verirler. Kışın çıkmasını bekleyen eşlerine sabırla her akşam örme işi yaparlar. İki farklı insandır, iki gelin,  Biri zarif, kibar, titiz, özenli olduğu kadar, diğeride kaba, tembel, özensizdir. Biri sürekli gayret de, teşvik eden , diğeri umursuz, gamsızdır.

 Kış biter, gurbet günü gelir. Eşler hazırlanır. Gamsızın eşi değer vererek gömleği giyinir, öyle taşır ki üstünde anlam kazanır. Hazırlanan yol azığını önceden hazırlayıp kontrol eder. Diğeri de üstüne geçirip, alel acele kendini yola atıverir. Helalleşip yola düşerler.

Nice sonra evine dönen titiz gelin kocasının azığını, yer evinde bulur. Azığını kapar, yeniş aşşağı koşar. Fakat iyice ara açılmıştır. Çok geçmeden iki adamın konuşarak yokuş yukarı geldiklerini görür. Sorar onlara,

- Ağalar, bir ince işlenmiş ketan gömlekliyle, bir kalın işlenmiş ketan gömlekli gördünüz mü? Biri cevap verir.

- Ne bileyim gelin o kadar, Allah Allah…

İki ketan gömlekli geçti yanımızdan işte.

Gelin vadinin rüzgarına doğru nefeslenir,

Şöyle der.

Ah ah..!   

İnce işim yoğ idi,

Genç ömrüm eridi,

Giden gözlerimin feri,

Dönmez, evimin eri

 

Bunca emek, kara lamba,

Nefesimde ki is.

Meğer ki kalın ketan, ince ketan bir idi…

Yollarımız yukarı ya da aşağı,

nasıl olursa olsun, yol arkadaşı aynı hayal de aynı olsun.


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN



YOMRA’DAKİ DOĞALGAZ ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?

YOMRA’DAKİ DOĞALGAZ ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?