Gamze Nur Tiryaki ile Mimarlık Üzerine

Yomra’da Arkhe Mimarlık’ın kurucusu Mimar Gamze Nur Tiryaki, mesleğe geçiş hikâyesinden projelerinde benimsediği tasarım anlayışına, sektörde kadın olmanın zorluklarından mimarlığın geleceğine uzanan samimi bir röportajda deneyimlerini anlattı.

Daha iyi mobil deneyim için tıklayınız

Yomra’da Arkhe Mimarlık’ın kurucusu Mimar Gamze Nur Tiryaki, mesleğe geçiş hikâyesinden projelerinde benimsediği tasarım anlayışına, sektörde kadın olmanın zorluklarından mimarlığın geleceğine uzanan samimi bir röportajda deneyimlerini anlattı.

Önce sizi tanıyalım… Mimarlık serüveniniz nasıl başladı?
Mimarlık serüvenim, yapıları, mekânları ve tasarım süreçlerini merak etmemle başladı. Gıda mühendisliği okurken staj döneminde bu alanın tutkumu karşılamadığını fark ettim ve cesur bir kararla yönümü hayalim olan mimarlığa çevirdim. Bu, hayatımın en doğru adımlarından biri oldu. Bugün Arkhe Mimarlık çatısı altında, her projede “Tasarımın özü, yapının temeli” sloganıyla ilerliyorum. Estetik ve işlevselliği bir arada tutan, yapının ruhuna sadık yaklaşımım mimari imzamı oluşturuyor.

Kendinizi mesleki olarak nasıl tanımlarsınız?
Kendimi yaratıcı ve çözüm odaklı bir mimar olarak tanımlıyorum. Hem müşterinin beklentilerini anlamayı hem de sahada uygulanabilir, gerçekçi çözümler üretmeyi öncelik haline getiriyorum.

Kadın bir mimar olarak sektörde yaşadığınız en belirgin zorluklar neler oldu?
Zaman zaman erkek egemen bir çalışma ortamıyla karşılaşabiliyorum. Sahada ekip iletişimi sırasında ekstra çaba harcamamın gerektiği durumlar da oluyor. Ataerkil toplumların genel bir sorunu olan bu durumun zamanla tamamen ortadan kalkacağına inanıyorum. Buna rağmen tasarım yeteneğim, detaylara verdiğim önem ve projelerdeki titizliğim sayesinde işin sonunda aldığım olumlu geri dönüşler tüm zorlukları unutturuyor.

Sizce kadınlar mimarlık alanına nasıl bir bakış açısı getiriyor?
Kadınların daha duygusal ve kullanıcı deneyimini önceleyen bakış açısı, özellikle yaşam alanlarında fonksiyonelliği ve insan odaklı tasarım anlayışını güçlendiriyor. Bu yaklaşım, mekânlara hem sıcaklık hem de yaşam kalitesi katıyor.

Proje üretim süreciniz nasıl işliyor? Nereden başlarsınız?
Sürece önce müşterinin ihtiyaçlarını, beklentilerini ve mekânın kullanım amacını analiz ederek başlıyorum. Ardından konsept geliştirme, planlama ve 3D tasarım aşamalarına geçiyorum. Tüm süreç boyunca fonksiyonellik, estetik ve uygulanabilirliği temel ilkeler olarak gözetiyor; tasarımı detaylandırarak uygulama aşamasına hazırlıyorum.

Tasarımlarınızda vazgeçilmez dediğiniz ilkeler nelerdir?
Fonksiyonellik, estetik ve kullanıcı odaklılık benim için vazgeçilmez. Bir mekânın hem kullanışlı hem de görsel anlamda tatmin edici olması tasarım süreçlerimde daima önceliklidir.

Çalışmalarınızda öne çıkan bir imzanız veya stiliniz olduğunu düşünüyor musunuz?
Evet. Projelerimdeki en belirgin imza, şirket sloganımızda da yer aldığı gibi “Tasarımın özü, yapının temeli” yaklaşımıdır. Önce güçlü bir konsept ve işlevsellik üzerine yoğunlaşıyor, ardından estetik ve kullanıcı odaklı detayları inşa ediyorum. Bu yöntem projeleri özgün, uzun ömürlü ve nitelikli kılıyor.

Bugünün mimarlığını geçmişten ayıran en büyük fark sizce nedir?
Teknolojinin tasarım ve uygulama süreçlerinde çok daha aktif kullanılması. Bu, hem tasarım hızını hem de doğruluğu ciddi şekilde artırıyor.

Yapay zekâ ve dijital araçlar mimariyi nasıl değiştiriyor?
Yapay zekâ tasarım sürecini hızlandırıyor, fikirlerin çok daha gerçekçi şekilde görselleştirilmesini sağlıyor ve ciddi zaman tasarrufu sunuyor. Mimarlığın dijitalleşmesi, üretim süreçlerine yeni bir dinamizm kazandırıyor.

Türkiye’de mimarlığın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde barınma, yani güvenlik ihtiyacı ikinci basamakta yer alır. Bu nedenle insanlık var oldukça mimarlık da sürekli gelişen ve büyüyen bir alan olmaya devam edecektir. Türkiye’nin de bu gelişimden payını alacağına inanıyorum.

İşinizin sizi en mutlu eden tarafı nedir?
İnsanların hayatına dokunan, yaşam kalitesini artıran tasarımlar üretmek beni en çok mutlu eden şey. Hayal edilen mekânları gerçeğe dönüştürmek ve insanların memnuniyetini görmek mesleğimin en büyük ayrıcalığı.



Diğer Haberler