Beslenmenin hayatımızdaki önemine dikkat çekerken dengeli ve yeterli beslenmenin yanında her zaman su içiminide eklemeyi ihmal etmeyiz. Besinlerin sindirimi ve vücut hücre içi ve hücreler arası fonksiyonların işlevine kadar kıymetli olan suyun içeriğininde zengin ve yeterli olması gereklidir. Bireyin kilosunun 0.035 ile çarpılması sonucu kişisel su tüketim miktarı hesaplanmakta ve her bireyde görüldüğü üzere miktarı değişiklik göstermektedir. Miktarının yanında kişinin içeriği hakkında belli bilgiye sahip olması gereklidir. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘İçilebilir nitelikteki suların içerik ve ambalajlanması’ için belirlenen standartlar bulunmaktadır ve üretim tesislerinin bu parametreleri dikkate alması gerekmektedir. Genellikle su için majör bileşen anlamında Kalsiyum( Ca),Magnezyum( Mg) ve Sodyum( Na) en önemliler arasındadır. Magnezyum eksikliğinin kalp-damar hastalıklarına ,sodyum fazlalığında yüksek tansiyona ve kalsiyum eksikliğinin osteoporoz(kemikteki mineral yoğunluğundaki azalmaya bağlı kemik zayıflığı) gelişmektedir. Şişe sulardaki en ve en çok içerikleri sırasıyla Ca için 0.48-97 mg/l, 0.01-17.4 mg/l Mg, 0.04-50 mg/l Na olması gereken, belirlenmiş standart değerdir.
Su içerisindeki belirtilen 3 ana madde mide ve bağırsak sistemi tarafından kolaylıkla emilmektedir. Vücut için gerekli minerallerin sağlanmasında su bu yüzden çok önemlidir. Vücuda en az 800 mg Ca, 350 mg Mg, en çok 2400 mg Na alınmalıdır? Kalsiyum özellikle çocukluk döneminde, hamilelikte cenin büyümesinde ve emzirme döneminde önemliyken, kanda ve kemiklerde %99 bulunan element kas kasılmasında etkili, sinir tepkilerinin eletilmesinde ve hücre için fonksiyonlarında önemli rolü bulunmaktadır.Aşırı tüketimi böbrekte taş oluştumuna neden olurken , yetersizliği osteporoz denilen kemik mineral azlığına bağlı kırılganlığa sebebiyet vermektedir.Su tüketimi ile kalsiyum ihtiyacın 3’te 1’ i karşılanmaktadır.2 lt suyun tüketimi ile %2.5-4 oranıında şişe suyundan bu ihtiyaç sağlanmaktadır.Maden suyu tüketimi ile bu ihtiyacın %35-47’si giderilmektedir.Hücre içerisinde potasyumdan sonra en çok bulunan Mg ise , kalp hastalıklarıyla ilişkilendirmiştir.Vücuda kabuklu yemişler, yeşil yapraklılar, hububat ve deniz canlılarında beslenme ile alınırken, su ile alınan Mg daha hızlı emilmektedir.2 lt su tüketimi ile %1-2 lik ihtiyacı sağlanmaktadır.Maden suyundan %33-49’luk ihtiyacı sağlanmaktadır.Sodyum ise hücre dışında en çok bulunan vücut asit-baz dengesi için önemli ve sinir tepkilerinin iletilmesinde etkili bir maddedir.Peynir, ekmek ve tahıl gruplarında bol miktarda bulunmaktadır ve tüketimine içeriklerine bakılarak dikkat edilmelidir.Yüksek Na derişimli sularına tansiyon hastaları için önemlidir.Günlük olarak 2400 mg’ı geçmemelidir.Şişe suları ile %0.5-1 lik oran sağlanırken, maden sularıyla azımsanmayacak çok alımı mümkündür.2 ltlik tüketim ile %19-46 kadar ihtiyaç sağlanmaktadır.
Şişe sularında eser miktarda krom ile kandaki kolesterol ve yağ asidini düşürebilen,bakır ile kan değerlerindeki düşürerek hemoglobine sebep olurken , çinko ile bağışıklığı destekleyen ve vücut dokusunun iyileşmesinde yardımcı etkisi bulunan maddeler barındırmaktadır.Bununla birlikte su ambalajı olarak sağlık açısından daha doğru olan cam şişelerin maliyet olarak düşünüldüğünde pet şişeye göre talebi düşmektedir.Artan sağlık sorunları dikkate alındığında ve vücut için önemliliğinden bahsettiğimiz suyun cam şişe tüketimi yavaş yavaş artmaktadır. Pet şişe üretimi kolay dayanıklı , cama yakın şeffaf görünüm sağlayarak kolay taşınım sağlayan ve ucuzluğu ile dikkat çeken pet şişenin üretiminin artmasına neden olmuştur.Pet şişenin içeriğindeki petrol içerikli yapı maddelerinden dolayı sağlık açısından risk oluştururken , pet ürünlerin sıcak içeriklerden uzak tutulaması gerektiği ve üzerinde geri dönüştürebilir ibaresi yer alan şişelerin tercih edilmesi önem arz etmektedir .


