KÜNYE HAKKIMIZDA REKLAM
Başkan Sayın ‘Meslektaşımızı Meslektaşımızdan Koruyamıyoruz!’ | Gündem Haberleri

Başkan Sayın ‘Meslektaşımızı Meslektaşımızdan Koruyamıyoruz!’

Başkan Sayın ‘Meslektaşımızı Meslektaşımızdan Koruyamıyoruz!’

Trabzon Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erol Sayın, meslektaşlarının ekonomik kıskaç ve ağır cezalar altında ezildiğini belirterek açıklamalarda bulundu

Whatsapp haber ihbar

Trabzon Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erol Sayın, meslektaşlarının ekonomik kıskaç ve ağır cezalar altında ezildiğini belirterek açıklamalarda bulundu. Dünya Veteriner Hekimler Günü gala yemeğinde konuşan Sayın, “Kliniklerimiz yüksek cezalarla güçsüzleştiriliyor; maalesef meslektaşlarımızı meslektaşlarımızdan koruyamıyoruz” diyerek sektördeki iç sancılara dikkat çekti.

Sayın, 2026 hizmet ödülünü meslektaşlarıyla paylaştı

Başkan Sayın'ın açıklamaları şu şekilde:

"Meslektaşlarım, değerli aileleri, basınımızın değerli temsilcileri, sevgili ailem. Erzurum’dan bizi yalnız bırakmayan Erzurum Oda Başkanı ve değerli misafirler. Trabzon Bölgesi Veteriner Hekimler Odası’nın düzenlemiş olduğu Dünya Veteriner Hekimler Günü gala yemeğine hoş geldiniz, sefa getirdiniz. Her yıl nisan ayının son cumartesi günü Dünya Veteriner Hekimler Günü olarak kutlanmaktadır. 25 Nisan Cumartesi günü biz de Merkez Konseyimizin düzenlemiş olduğu etkinliğe katıldık. Şahsıma 2026 yılı hizmet ödülünü layık gördüler. Ödülümü almaya gittim; bu vesileyle ödülümü sizlerle paylaşmak istedim. Bana bu ödülü almamda sebep olan sizlersiniz, yani siz meslektaşlarım, yani Trabzon Bölgesi Veteriner Hekimler Odası’nın seçkin temsilcileri. Şimdi sizden bir istirhamım olacak; kendinizi bir alkışlar mısınız? Teşekkür ediyorum."

 

“Biz makamdan güç olmak için gelmedik”

“Yıl 2016, ilk seçimimizle beraber Oda Başkanlığını teslim aldık, devraldık. İlk gala yemeğimizi yine Zorlu Grand Otel’de yaptık. Ve başlangıçta bizim tüm meslektaşlarımıza söylediğimiz şuydu, Yunus’un sözüyle başladık bu göreve: 'Biz gelmedik kavga için, bizim işimiz sevgi için. Hakkın evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.'
Ve meslektaşlarımızın haklarını savunmak adına da milli şairimiz ve meslektaşımız Mehmet Akif Ersoy’un dizeleriyle şöyle devam ettik: 'Zulmü alkışlayamaz, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Yumuşak başlı isem, kim demiş uysal koyunum? Kesilir belki ama çekmeye gelmez boynum. Niye söyledik? Çünkü biz makamdan güç almak için gelmedik. Eğer oraya bir katkımız varsa, meslektaşımızın bir sorununu çözeceksek bu göreve talip olduk. Şu ana kadar da tüm yönetim kurulu üyelerimle beraber 2016 yılından bu yana hiçbir kişisel menfaat beklemeden meslektaşlarımızın sorunlarıyla ilgilenmeye, çözmeye ve temsil etmeye çalıştık."

 

“Meslektaşlarımızı, meslektaşlarımızdan koruyamıyoruz”

“Sektörel Sorunlar ve Klinik Hekimliği Ankara’da yaptığım bir konuşmada ödülümü alırken; '2026 yılı Dünya Veteriner Hekimler Günü ancak biz meslektaşlarımızı meslektaşımızdan koruyamıyoruz' dedim. Meslektaşlarımızın meslektaşlarımıza yapmış olduğu zulüm, baskı ve mobbing karşısında çaresiz kaldık. ‘Balta ağaç misali, dışarıdan sebep değil içeriden sebep'derler. Maalesef Trabzon’daki veteriner hekim meslektaşlarım mutsuz bir yıl geçirdiler. Kliniklerimize kesilen cezalar, yaşam şartları ve ekonomik koşullar belli. Kliniklerin kirası, çalışanın maaşı ve giderleri baktığınız zaman bir de yüksek cezalarla kliniklerimizi tamamen güçsüzleştirmeye başladılar. Buradan klinikçi arkadaşlarıma bir mesaj vermek istiyorum: Lütfen işinizi sıkı takip edin, bir açık bulmalarına sebep vermeyin. Eski Trabzonspor gibi; gol atardı, hakem iptal ederdi ama gol atmaktan vazgeçmezdi. Yine atak oynayıp yine gol atardık. Dolayısıyla kliniklerimizin de mücadele etmesi gerekecek.”

“Oda yemeklerimiz 20-25 kişi olurdu; 2026 yılında 120 kişiyle başladık, sonra bu sayı 220’lere çıktı. Şu an burada 115 civarında (basın mensupları ve misafirler hariç) kişi var. 'Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz', direnmekten başka çaremiz yok. Bir önceki Valimizle yaptığımız toplantıda, kamunun yapmış olduğu suni tohumlama uygulamalarının özel hekimlere de verilmesini talep etmiştik. Çünkü özel hekimler sayesinde bu hizmet yetiştiriciye daha çok ulaşır. Yeni Valimizden de 23 Nisan için randevu talep ettik ancak o gün yurt dışında olduğum için gidemedim; önümüzdeki günlerde bu talebimizi ileteceğiz. Son olarak, 10 yıl önceki ödeneklerle bugünküler karşılaştırılıp algı yaratılmaya çalışılıyor. Enflasyon yokmuş gibi, 10 yıl önceki ödenekle 2026’daki ödenekler bir tutuluyor. Bizler bu algının yanlış olduğunu her platformda paylaşacağız."

 

Cumhuriyet tarihinin en hızlı tayini…

Sayın ayrıca odaya bağlı bir veteriner hekim yaşadığı mobbingle ilgili, “ Sabah valilik makamının önünde vali beklenerek Tonya'ya tayini imzalandı. Ola ki bir siyasi torpilli araya girer de Erhan yine merkezde kalır diye. Cumhuriyet tarihinin en hızlı tayini oldu bizim Erhan. Erhan'la on yıllık şube müdürlüğümde beraber çalıştım. Odanın bir yönetim kurulu üyesi gibi her işimize koştu. Bugün de sağ olsun geldi, şu arkadaki bayrakların, masaların kurulmasında, düzenlenmesinde bugün gün boyu oteldeydi. Kendisi veteriner sağlık teknikeriydi. Samsun'da ziraat mühendisliğini okudu bitirdi. Şimdi Tarım Bakanlığı'nda kendi mesleğiyle devam edecek.” Dedi.

“Olmaz dediler biz yaptık ve oldu”

Erzurum Veterinerler Oda Başkanı Ahmet Çağrı Birdal, “Böyle iki başlıkta bir konuşma yapmak istiyorum size. Önce biraz kendimden, bu işlere niye girdiğimden bahsedeceğim, sonra da Erol abiden söz edeceğim. Veteriner hekimliğin ne olduğunu, mesleğimize nasıl bakıldığını meslek hayatıma orada başlayarak öğrendim.
Vatanımıza hizmet etmek için geri döndüğümüzde, orada gördüğümüz standartların burada olmadığını fark ettik. Bizim meslek dalımız, yurt dışında bakanların önünü iliklediği bir konumdayken, Türkiye’ye geldiğimde tabiri caizse "it doktoru" falan denmeye başladı. Çıtayı nasıl yükseltiriz, neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Benim gibi düşünen birkaç arkadaşımla birlikte araştırmalara başladık ve yönümüz meslek odalarına kaydı. Önce yönetimlere girdik; bir dönem denetim kurulu üyeliği, iki dönem yönetim kurulu üyeliği yaptım, dört dönemdir de oda başkanlığı yapıyorum. Bu süreçte çoluğumuzdan çocuğumuzdan, onlarla geçireceğimiz zamandan feragat ederek çok ciddi bir emek ve mesai verdik. Kendi şehrimizde elimiz kolumuz her yere yetiyordu ancak sonra gördük ki bu sadece kendi şehirlerimizde verdiğimiz çabayla olmuyor. Bölgede Erol abiyle ve onun gibi sevdiğimiz oda başkanlarıyla birlikte hareket etmeye başladık. Bu süreçte Erol abinin mesleğe ve meslektaşa ne kadar değer verdiğine, sizin için ne kadar mücadele ettiğine şahit olduk; çoğu zaman onun peşinden gitmeye, gösterdiği yolda yürümeye çalıştık. "Meyve veren ağacı taşlarlar" derler, Erol abide bunu üzülerek gördüm. Biliyorsunuz, bizler kendi cebinden harcayan, aidatlardan başka düzgün geliri olmayan kamu kurumu niteliğinde meslek örgütleriyiz. Yıllardır yapılmamış işleri yapmaya çalışıyoruz. Erol abi az önce bahsetti; geçen yıl bir çalıştay yaptı. Erzurum ve Trabzon tarihte de birbirine çok yakın iki memleket. Erzurum'da bu çalıştayı yapacağımızı, meslektaşlarımıza eğitim vereceğimizi söylediğimde "Erzurum'da bu işler olmaz" dediler. Ama yaptık ve oldu. Şehir dışından 850 meslektaşımızı Erzurum'da ağırladık, eğitim verdik ve herkesi güler yüzle uğurladık. Sonrasında başka komisyonlar ve birliktelikler kurarak çok sıkı çalıştık. Erol abi az önce bir veda konuşması yaptı, ben öyle anladım. Kendisiyle daha önce konuştuğumuzda "Kendi meslektaşlarıma artık zarar veriyorum" demişti; bu beni çok üzen bir şeydi. Kendi adıma çok üzgünüm. Buradan güzel bir meslektaşımız Erol abinin bayrağını devralıp devam ettirecektir ama ben onu meslek mücadelesinde kaybettiğim için üzgünüm. Bir abim olarak her zaman yanımda ama odayı bıraktığı için burukluk yaşıyorum. Onun konuşmasıyla biraz duygusallaştım. Hem mesleki mücadelesi hem de sizlere olan sevgisi için kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu duygularla sizleri selamlıyorum.”





        YORUMUNUZU PAYLAŞIN