KÜNYE HAKKIMIZDA REKLAM
“Bize Bilen Değil, Yapabilen Lazım“ | Gündem Haberleri

“Bize Bilen Değil, Yapabilen Lazım“

“Bize Bilen Değil, Yapabilen Lazım“

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, gazetemize yaptığı özel açıklamada fındık politikalarını sert sözlerle eleştirdi.

Whatsapp haber ihbar

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, gazetemize yaptığı özel açıklamada fındık politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Karadeniz'in yıllardır çözülemeyen fındık sorununa dikkat çeken Ağıralioğlu, üreticinin yalnızca fiyat değil, alım politikası, lisanslı depolar, ihracat ve öngörülebilir bir tarım sistemi beklediğini söyledi. Karadeniz'in yıllardır aynı sorunları konuştuğunu belirten Ağıralioğlu, iktidarın uzun süredir görevde olmasına rağmen fındık konusunda kalıcı bir çözüm üretemediğini ifade etti.

 

"Karadeniz'in fındık sorunu bitmez." diyen Ağıralioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "24 yıl iktidarda tuttuğumuz, kendisi de Karadenizli olan, önce ülkenin başbakanı şimdi de Cumhurbaşkanı... Eskiden parlamenter sistemde 'yetkilerim yetmiyor' deniliyordu. Sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geldi, 'Yetkiyi verin bütün sorunları çözeceğim' denildi. Bugün 24 yılın sonunda hâlâ milletin sorunlarını çözmesi beklenen bir iktidardan bahsediyoruz."

Bölgenin milletvekillerinin de yaşanan sorunları çok iyi bildiğini söyleyen Ağıralioğlu, fındık üreticisinin yaşadığı sıkıntıların artık herkes tarafından bilindiğini belirtti. "Herkes konuşur. İktidarın içerisinde mesuliyeti olan bölgenin milletvekilleri vardır. Bölgenin milletvekillerinden üretici olanlar da vardır. Fındığı yetiştiren de vardır, fiyatından mağdur olan da vardır, pazarı yok diye dertlenen de vardır, deposu yok diye konuşan da vardır. Herkes her şeyi biliyor. Aslında hükümet de biliyor."

Fındıkta verimi etkileyen kahverengi kokarca zararlısına da değinen Ağıralioğlu, bu konunun ciddiyetle ele alınması gerektiğini söyledi. "Bir de üstüne sıkıntılarımız var. Bir tane böcek dadandı. Uzun vadede komploculuğu çok sevmem ama bunun Türk fındıkçılığına bir suikast olduğunu da düşünüyorum. Acaba gıda mühendisliğiyle silaha dönüştürülmüş bir şey midir, buna da bakılması lazım. Çünkü bizim fındığı sıkıntıya sokacak bir şey kokarca."

Türkiye'nin dünyanın en önemli fındık üreticilerinden biri olmasına rağmen katma değerli üretim ve ihracatta istenilen noktaya gelemediğini ifade eden Ağıralioğlu, sektörün birkaç büyük firmaya bağımlı hale gelmemesi gerektiğini dile getirdi. "Burada biz bu fındığın en büyük üreticilerinden biriysek, bu sektörün nihai üründe, ihracatta üç beş tane firmaya, İtalyan firmasına mahkûm edilmesinin önüne geçecek bir altyapıya ihtiyacımız vardır."

Üreticinin artık açıklama değil çözüm beklediğini söyleyen Ağıralioğlu, lisanslı depoların artırılması, destekleme programlarının güçlendirilmesi ve ihracatta katma değerli üretime geçilmesi gerektiğini vurguladı. "Demeç vermekten, demeç duymaktan, nasihat etmekten, nasihata maruz kalmaktan yoruldu Türk milleti. Çözüm bekliyoruz. Depo bekliyoruz, lisanslı depolar bekliyoruz, iyi fiyat bekliyoruz, destekleme programları bekliyoruz. Ürün standartlarımızın işlenerek nihai ürüne dönüşmesini ve pazarlarda daha fazla pay almasını istiyoruz."

Sorunun yalnızca fiyat olmadığını belirten Ağıralioğlu, devletin üretimden pazarlamaya kadar tüm süreci planlaması gerektiğini söyledi. "Bunu sevk ve idare edebilmek mahareti devleti devlet yapar. Fındığa pazar, fındığa marka, fındığa bağlı ürünlerde rekabet üstünlüğü sağlayamayan bu plansızlığı ne yapacağız? Her şeyi yapmak kudreti olan 24 yıllık bir iktidar hâlâ fındığı konuşturuyorsa bunu sorgulamak gerekir."

Fındıkta sadece taban fiyat açıklamanın yeterli olmadığını vurgulayan Ağıralioğlu, alım politikalarının da üreticiyi koruyacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi. "Fiyat açıklanıyor. Bazen fiyat güzel oluyor ama uygulamada alım kotaları sizi tüccara mahkûm ediyor. Aynı şey çayda da oluyor. İyi fiyat açıklıyorsunuz ama alımı doğru yönetmediğiniz zaman üretici ürününü daha düşük fiyata satmak zorunda kalıyor."

Desteklerin zamanında verilmesi ve alım sürecinin üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yürütülmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, sorunun herkes tarafından bilindiğini ancak çözüm üretilmediğini ifade etti. "Bunu herkes bilir. Herkes konuşur. İktidar Partisi de bilir ne olması gerektiğini. Bize bilen değil, yapabilen lazımdır. Şu anda bizim sorunumuz bilmek değildir. Yapabilmektir."

Anahtar Parti'nin kuruluş gerekçesini de bu anlayış üzerine kurduklarını söyleyen Ağıralioğlu, üreticinin geleceğini önceden planlayabileceği bir tarım sistemi istediklerini dile getirdi. "Her üreten, ürettiğinin fiyatını kendi belirleyebilir. Sadece çiftçiler ürettiğinin fiyatını devletten bekliyor. Böyle bir sistem olmaz. Üretici harmana girdiğinde ne kazanacağını bilmeli. Önümüzdeki yılın planını yapabilmeli. Öngörülemez bir ülkede yatırım yapmak da üretim yapmak da zordur."

Konuşmasının sonunda devletin üreticiyi de sanayiciyi de rahatlatacak bir sistem kurması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Deposunu da istiyoruz, fiyatını da istiyoruz, nihai ürünü de istiyoruz, desteğini de doğru istiyoruz. Alımını da kotalı istemiyoruz. Hepsini devlet alsın. Hangi fiyattan sanayiciye verecekse onu da önceden belirlesin. Sanayici de üretici de öngörülebilir bir memlekette yaşayabilsin."




Kaynak: HABER MERKEZİ


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN