KÜNYE HAKKIMIZDA REKLAM
Bölgemizde deprem tehlikesi var | Gündem Haberleri

Bölgemizde deprem tehlikesi var

Bölgemizde deprem tehlikesi var

KTÜ Jeofizik Mühendisliği öğretim üyesi hemşehrimiz Prof Dr. Hakan Karslı, bugün Rize’de meydana gelen ve Yomra’da da hissedilen deprem nedeniyle bilgilendirme yaptı.

Whatsapp haber ihbar

Prof Dr. Hakan Karslı yaptığı açıklamada şunları söyledi; "Bugün Rize Çamlıhemşin'de olan depremle ilgili kısa bir bilgi notu. Deprem Türkiye saati ile 12.02'de Rize İli Çamlıhemşinde yerin 12.85 km altında meydana gelmiştir (Tüm bilgi ve görseller ekteki şekilde bulunabilir). AFAD'ın yaptığı ilksel odak mekanizması çözümüne göre (fay türünü ve karakterini belirleme amaçlı), deprem Normal Fay mekazniması ile gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Depremin meydana geldiği bölge tektonik olarak kuzeyden güneye  dalımın olduğu ve Kafkas tarafından sıkıştırılan bir yerdedir. Türkiye Deprem Tehlike haritasında görünmese de bölgede örtülü yani yüzey izi oluşturmamış fayların olduğu anlaşılmaktadır. Bölgede tarihsel süreçlerde depremler gözlenmişti.

Bölge sıcak su kaynaklarına sahiptir, bu fayların varlığına işarettir. Çok beklenen bir deprem olmamakla birlikte, yeni ve güncel bilgiler vermesi açısından önemli bir deprem olarak görmek gerekiyor. Zira uzun süre bu bölgede böyle bir deprem gözlenmemiştir. AFAD'ın deprem tehlike haritasına göre orta seviye tehlike bölgesinde olduğunu anlaşılmaktadır.

Çevreden alınan bilgilere göre ise, özellikle 50-100 km mesafe içinde  olan Trabzon'un doğu ilçelerinde deprem oldukça hissedilmiştir. 

Bu depremden anlaşıldığı üzere bölgemizin deprem tehlikesi vardır. En yakın istasyonda (R=~10 km) kaydedilen sarsıntı ivmesi 0.072g (72 cm/s^2) olarak ölçülmüştür. Bu ivme değeri deprem hasarı oluşturacak deprem ivmesi olan 0.1'den düşüktür. Ancak zayıf dayanımlı zeminlerde etkin olarak hissedilir bir ivme değeri olarak kabul edilebilir. O halde bize düşen tehlikenin riske (Risk=Tehlike* Zarargörebilirlik/Kapasite) dönüşmesini (yani zarar görebilirliği, maruziyeti azaltmak, önlem kapasitelerimizi artırmak) engelleyici ve azaltıcı yapısal (makro ve mkrobölgeleme, kentsel dirençliliğin artırılması, kentsel planlamada doğru ve güvenli alanların belirlenmesi, vb.) ve yapısal olmayan (toplumsal bilinlenme, kanun ve yönetmeliklerin titizlikle uygulanması, vb.) önlemleri almaktır. İRAP çalışmaları bu anlamda son derece önemlidir ve şimdi daha da önemli hale gelmiştir. 

Rize ve yakın çevresindeki illerde ve özellikle de Trabzon ilindeki dolgu alanlardaki yapılaşmanın mevcut durumu, heyelan tehlikesi yüksek (eğimli kalın toprak araziler) alanlardaki yapılar, alüvyonal arazilerdeki güncel yapılaşmalar son derece risk artırıcı unsurlardır. Depremi en çok hisseden yerlerin zayıf dayanımlı araziler üzerinde (alüvyonlar, yamaç molozları, dolgular gibi) yerleşimler hissetmiştir ve bu normal bir durumdur. Diğer yandan, bu deprem normal olarak küçük büyüklükte bir depremdir, ancak  ben burdayım diyen uyarıcı olarak görmek gerekir. Kentsel dirençliliğimizi artırmak için yani daha güvenli hale gelmek için gereken ne varsa yapılmalıdır. 

Deprem olmasın diyemeyeceğim! çünkü deprem, yerin yaşadığının işareti olan kalp atışlarıdır. Deprem, yağmurun, karın yağması, rüzgarın, fırtınanın olması gibi bir doğa olayıdır. 

Bilinçli olalım, Önlem alalım, Dirençli olalım, Güvenli yaşayalım"dedi.



        YORUMUNUZU PAYLAŞIN