KÜNYE HAKKIMIZDA REKLAM
Deprem bölgesi için, pandemi sürecinde olduğu gibi Bilim Heyeti oluşturulmalı! | Gündem Haberleri

Deprem bölgesi için, pandemi sürecinde olduğu gibi Bilim Heyeti oluşturulmalı!

Deprem bölgesi için, pandemi sürecinde olduğu gibi Bilim Heyeti oluşturulmalı!

Trabzon KTÜ Mühendislik Fakültesi, Harita Mühendisliği, Arazi Yönetimi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Volkan Yıldırım, bir çok akademisyen ile birlikte “Afet Yönetimi” ile ilgili yaptıkları istişarelerin ardından bir açıklama yaptı.

Whatsapp haber ihbar

Prof. Dr. Yıldırım, Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra yapılan istişarede; imar, planlama, imar uygulama, kentsel dönüşüm, akıllı kentler, vb. uzmanlık konularının ele alındığı ifade edildi.

ÇOK BÜYÜK YIKIM…

Yapılan çalışmanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili birimleri ile de paylaşıldığını ifade eden Prof. Dr. Yıldırım, “Ülke olarak, tarihte çok örneği olmayan büyük bir felaket yaşadık. Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar dilerim. Sürecin yönetilmesinde ve organizasyonunda devletimize kolaylıklar dilerim. Çok büyük bir yıkım, üstesinden gelmek oldukça zor olacak. Ama inanıyorum ki, başaracağız” dedi.

BİR EKİP OLARAK, NELER YAPILABİLECEĞİNİ…

Yıldırım, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Çok şeyler söylendi, çok şeyler yazıldı ve çizildi.

Bizlerde, depremden hemen sonra, özellikle “afet sonrası iyileştirme, yeniden planlama ve önleme” süreci için; arazi yönetimi, bilgi teknolojileri ve imar uygulamaları konusunda çalışmalar yapmış bir ekip olarak, neler yapılabileceğini mesai arkadaşlarımızla istişare ettik. Üniversite olarak nasıl yardımcı olabiliriz diye düşündük ve akabinde kapsamlı bir rapor hazırladık. Raporumuzu devletimizin ilgili kurum ve kuruluşlarına ivedilikle sunacağız.

YAKINEN DENETLEMELİ

Bazı ana başlıkları bu platformdan, kamuoyu ile ve siz değerli dostlarla da paylaşmak istedim;

Çok köklü bir değişiklikle, imar planı yapma ve yapı ruhsatlandırma yetkilerine sahip yerel yönetimlerin bu görevleri, ağır sorumluluklarla ve cezai yaptırımlarla yeniden düzenlenmelidir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB), yerel yönetimlerin planlama çalışmalarını yakınen denetlemeli, bu bağlamda, belediye meclislerinin kararları, uzman/bilim heyeti ve bakanlık denetimi ile yürürlüğe girmelidir. Kat yüksekliği için ada bazında zemin etütleri esas alınmalıdır. İmar süreci artık rant kapısı olmaktan çıkmalı, nerede hangi standartlarda yapılar yapılacağına Bakanlık bünyesinden görevlendirilecek jeolog ve jeofizik uzman ekiplerinin karar vermesinin önünü açacak yasal düzenleme hemen yapılmalıdır. Çok açık ve net söylüyorum, imar yetkisi alan yerel yönetimler kendilerini padişah gibi görmekte, istediğine gerekli iyileştirmeleri yapmakta, istemediğini ise cezalandırmaktadırlar. Yıllardan beri aynı kısır döngü devam etmektedir. Sonuç ortada.

detail-photo-fancybox-0

Foto Altı: Görsel: MTA, Güncel Web Sitesinden alınmıştır. Kalın kırmızı çizgiler, fay hatlarını göstermektedir. Bir şehir, fay hatlarının üstüne inşa edilmiş.

İMAR PLANLARI İLE KİMSE OYNAMAK İSTEMEZ

2- İmar rantı asla kişi ile ya da parsel ile özdeşleştirilmemelidir. Bir bölgeden yol geçince ortaya çıkan değer artışı, kişinin değil, kamunun olmalıdır. Bu değer artışı, “Değerleme Resmi” adı altında, bilgi teknolojileri ile hesaplanmalı ve vergilendirimelidir. İşte o zaman, imar planları ile kimse oynamak istemez. Bu konuda da hazırlıklarımız tamamlanmak üzere. Modelimizi kurduk. Pilot uygulamada denemelerini yapıyoruz.

3- Adım gibi eminim.. İmar planları çizildikten sonra, üç ay içinde “ beş yıllık imar programı” hazırlanması yasal/kanuni zorunluluk olmasına rağmen, belediyeler ve il özel idarelerinin çoğunda bu program hazırlanmamıştır bile. Dolayısı ile gerek planlama sürecinde, gerek plan uygulama sürecinde, gerek yapı/denetim sürecinde vb. görevini yap(a)mayan personel çok ağır cezalarla cezalandırılmalıdır. Bunun için, Japonya’nın Land Readjustment (imar uygulama) yasasının son maddelerine bakmak yeterli olacaktır. ÇŞİDB’ye verilen proje dosyasında, türkçeleştirilmiş örneği mevcuttur.

PANDEMİ SÜRECİNDE OLUŞTURULAN BİLİM HEYETİNİN AYNISI..

4- Deprem sonrası planlama ve iyileştirme çalışmaları için, Sağlık Bakanlığının Pandemi sürecinde oluşturduğu Bilim Heyeti’nin aynısı; ÇŞİDB tarafından oluşturulmalı ve gerek zemin etütleri, gerek imar planı yapımı, gerek planın uygulanması, gerek değerleme çalışmaları ve gerekse ruhsatlandırma ve kontrol süreçleri bu kurulun koordinatörlüğünde yürütülmelidir.

5- İmar Kanunu ile birlikte Kat Mülkiyeti Kanunu ve ilgili alt mevzuatı da yeniden ve birlikte düzenlenmelidir. Binaların yapı kullanma ruhsatı alındıktan sonra, periyodik zamanlarda, denetim ve kontrolü Bakanlık eliyle, ya da yetkilendirilecek müşavir yapılanmalarla kontrol edilmelidir. Böylece yapı kullanma ruhsatı sonrası binalarda mimari proje ve eklerine aykırı yapılanmalar önlenmiş olacaktır. 2023 Türkiye’sinde halen kolonlar kesilebiliyorsa, burada çok suçlu aramaya bence gerek yok.

Daha 20 gün önce, İzmir’de yaptığımız çalışmada; İzmir’in en gözde, turizm merkezi bir ilçesinde, 1999 yılında yapılmış bir yapının “yapı kullanma belgesi” olmadığını gördük. 24 yıldır ruhsat yok. İçinde insanlar yaşıyor. Ve depreme duyarlı bir bölgede. YAZIK.. ÇOK YAZIK..

6- Bütün deprem bölgelerinde, çok yüksek riskli olan alanlar tamamen boşaltılmalıdır. Sağlam konut yaparız, yıkılmaz diyerek, bu alanlar yeniden yapılaşmaya açılmamalıdır. Bu alanlarda kalan taşınmazlar; “3 boyutlu, kentsel dönüşüm amaçlı ve çoklu alanlarda aynı anda düzenleme mantığı” ile imar uygulamasına tabi tutulmalı, taşınmazın rayiç değerlerine bağlı olarak derhal sağlam zeminli alanlara sirküle edilmelidir. Bunun için gerekli mevzuat düzenlemeleri tarafımızca yapılmış, Bakanlığa teslim edilmiştir. Hiçbir külfet oluşturmadan bu iş çözümlenebilir.

3 BOYUTLU BİNA MODELLEMESİNİN... 

15 gün boyunca enkazın altında kalan ’Asi’ kurtarıldı15 gün boyunca enkazın altında kalan ’Asi’ kurtarıldı

7- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan; 3 boyutlu bina modellemesinin Deprem sonrası çok önem arz ettiği anlaşılmıştır. Çünkü DİJİTAL İKİZ modelleri üzerinden [deprem öncesi ile sonrası] eşleştirilerek-çakıştırılarak, deplasman/çökme/devrilme gibi bina hasarlarının belirlenmesi çok önemli bir gelişme olacaktır. Pilot çalışmaları tamamlanan bu projenin derhal yaygınlaştırılması gerekir. Yeni bir keşif yapmaya gerek yok, Dünya bu modelleri yaygın olarak kullanmaktadır.

8- Deprem, Afete Maruz Bölge Gibi Tam Yargı Davalarında; Taşınmaz Değerleme Kriterleri/Kurallarını Belirleyen Bir Mevzuatın Acilen Yürürlüğe Konulması gerekir. Yoksa, deprem sonrası dönüşüm uygulamalarındaki yargılama süresi zorluklar yaşatır. Gerekli hazırlıklar tarafımızca, süratle yapılmaktadır.

9- İmar barışı, imar affı vb. gibi kararlar artık alınmamalıdır. Bu anayasal bir şart olarak getirilmelidir. İmar mevzuatına aykırı yapı, imalat, müştemilat vb. her şey derhal yıkılmalıdır. Bu tür faaliyetler yapanlar çok ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Ülkemiz, milletimiz ve devletimiz için, bu zor günlerde ne gerekirse yapmaya çalışacağız.

Birlikte başlayacağız, birlikte başaracağız" 



        YORUMUNUZU PAYLAŞIN