KÜNYE HAKKIMIZDA REKLAM
Hayvancılık Zor Ama Sevdikçe Kolaylaşıyor | Gündem Haberleri

Hayvancılık Zor Ama Sevdikçe Kolaylaşıyor

Hayvancılık Zor Ama  Sevdikçe Kolaylaşıyor

Trabzon’un Yomra ilçesinde kurulan İskender Süt Çiftliği, doğal ve katkısız süt üretimiyle dikkat çekiyor

Whatsapp haber ihbar

Trabzon’un Yomra ilçesinde kurulan İskender Süt Çiftliği, doğal ve katkısız süt üretimiyle dikkat çekiyor. Çiftliğin sahipleri Safa İskender ve  Murat İskender, yıllar önce küçük bir buzağıyla başlayan hayvancılık serüvenini bugün günlük taze süt üretimi ve evlere servis hizmetiyle sürdürüyor. Hem organik yaşamı hem de kaliteli üretimi ilke edinen İskender, hayvan sevgisini işine yansıtarak tüketicilerin güvenini kazanmış durumda. Biz de kendisiyle hayvancılığa başlama hikâyesini, günlük rutinlerini ve süt üretimindeki incelikleri konuştuk.

– Bu işe nasıl başladınız?

Eskiden beri 1-2 hayvanımız olurdu aslında. Mandıra işine yönelmemiz ise yıllar sonra bir buzağı satın alıp hayvanları çoğaltmamızla oldu. Böylece işimizi büyütme yoluna girdik.

– Mandıra işine girmenizin özel bir nedeni var mı?

Elbette. Hayvanlar insana yoldaştır. Biz hayvancılığı her zaman çok sevdik. Organik yaşama da büyük önem veririz. Bugün paketli gıdaya ulaşmak çok kolay ama zararları da az değil. İnsan hazıra alışarak çalışmaktan kaçıyor, bu da onu dört duvar arasına hapsediyor. Hayvancılık ise hem organik yaşam hem de ekonomik hayat açısından çok özel bir iş. Biz de işimizi en iyi şekilde yapmaya gayret ediyoruz.

– Günlük iş rutininiz nasıl ilerliyor?

Hayvancılık zor bir iş. “Bugün geç başlayayım” deme lüksümüz yok. Aynı saatlerde yem verip aynı saatlerde sağım yapmak zorundayız. Önce hayvanların yiyeceklerini veriyor, altlarını temizliyor, ardından sağım yapıyoruz. Sütleri süzüp temiz şişelere dolduruyor, sonra da siparişleri dağıtıyoruz. Doğum olduğunda ise bazen tüm günümüz ahırda geçiyor, hatta sabahladığımız oluyor. Çünkü küçük bir dikkatsizlik hayvanın canını yakabilir.

– Hayvanların bakımı için nelere dikkat ediyorsunuz?

Hayvanın yattığı yerin temizliği, beslendiği yemlerin kalitesi çok önemli. Yüklendiği zamanı, doğum dönemini, ne sıklıkla su içtiğini, hangi sebeple bağırdığını bile takip ediyoruz. Hangi hayvan ne kadar süt veriyor, hangi yem sütü artırıyor ya da azaltıyor hepsini gözlemliyoruz. Bu takip sayesinde hayvanlarla dostluk kuruyoruz.

– Hayvanların sağlığı için hangi önlemleri alıyorsunuz?

Veteriner kontrolleri aksatılmıyor. Normal dışı bir durum olduğunda hemen arıyoruz. Özellikle doğum süreçlerinde sorun çıkabiliyor. Zamanla tecrübe kazandık ama yine de sağlık konusunda çok dikkatliyiz. Çünkü onların sağlığı bizim sağlığımız demek.

– Yem ve beslenmede nasıl bir yol izliyorsunuz?

En kaliteli yemleri tercih ediyoruz. Çayırların da büyük önemi var. Hangi çayır hangi hayvana daha faydalı tecrübeyle öğrendik. Çayırları bizzat gidip görerek seçiyoruz. Hayvanını tanırsan onun hangi çayırı sevdiğini anlarsın. Sütlerimizin beğenilmesinin sırrı da burada. Asıl sırrımız ise hayvanlarımızı severek onlarla konuşmamız; mutlu olduklarında verimleri de artıyor.

– Günlük ortalama ne kadar süt üretiyorsunuz?

En verimli dönem doğumdan sonraki birkaç aydır. Biz sadece günü değil, tüm yılı planlıyoruz. Hayvanların doğumlarını yayarak sağımı dengeliyoruz. Bu da süt kalitesini yükseltiyor.

– Sütleri nerelere satıyorsunuz?

Siparişleri listeleyip sağımdan sonra sütleri sıcak sıcak dağıtıyoruz. En yakın müşterilerden başlayarak eldeki süt miktarına göre dağıtım yapıyoruz. Zamanla müşterilerimiz de bizi tanıdı, sütümüzden vazgeçmiyorlar.

– Süt fiyatlarını belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?

İşletme olduğumuz için gider-gelir dengesini gözetiyoruz. Dönemsel zamlardan etkileniyoruz ama piyasaya da uymak gerekiyor. Biz kimsenin hakkının geçmemesi için fiyatlarımızı özenle belirliyoruz.

– En büyük zorluklarınız neler?

Her işin zorluğu var. İşini sevmeyen için bal bile zehir olur. Bizim için en büyük zorluk hayvanların zor doğumları. Yazın işler kolay ama kışın hem soğuk hem de doğum beklemek çok zor. Bir keresinde doğumdan sonra bir ineğimizin rahminin dışarı çıkması bizi çok endişelendirmişti. Buzağıların süt içmeyi öğrenmesi, hayvanların oyun oynarken birbirine zarar vermesi gibi küçük zorluklar da oluyor. Ama zamanla tecrübeyle bunları aşmayı öğrendik.

– Devlet desteklerinden faydalanıyor musunuz?

Devletimizin hayvancılığa desteği çok. Biz şimdilik kendi imkânlarımızla ilerliyoruz ama ihtiyacı olanlar için bu destekler çok önemli. İleride faydalanabiliriz.

– Mandıracılığı geliştirmek için planlarınız neler?

Bizim için öncelik büyüklük değil, kalite. Kaliteden ödün vermeyiz. Gelişim ise süreç içinde olur. Hayvanlarımızı çoğaltıp buzağılarımızı yetiştirerek büyümeyi tercih ediyoruz.




Kaynak: HABER MERKEZİ


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN