Saadet Partisi Yomra İlçe Başkanı Selçuk Atasoy gündeme dair açıklamalar yaptı...
Saadet Partisi Yomra İlçe Başkanı Selçuk Atasoy, gündeme dair açıklamalar yaptı. Başkan Atasoy, “Dünyadaki bütün katliamların ardındaki kirli ellerin sahipleri, ‘demokrasi ve özgürlük getireceğiz’ kandırmacası ile milyonlarca aileyi parçalayan dul ve yetim bırakan bir anlayışın sahipleri, kadına şiddet umurunda değildir. Maksat aileleri parçalamaktır. Bu demek değildir ki kadına şiddete karşı çıkmayalım, bizler şiddetin her türlüsüne karşıyız. “dedi
BU VATAN BİZLERE EMANET
Başkan Atasoy, “2021 yılının dörtte bir kısmını geride bıraktık, zaman hızlı bir şekilde akıp gidiyor. 12 Mart İstiklal Marşımızın kabulü ve Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u andık ve anlamaya, günümüze ışık tutan fikirlerini idrak etmeye ve yeni nesillere aktarmaya çalıştık. Hemen ardından 18 Mart bir milletin Çanakkale de vatanını namahreme çiğnetmemek için yedi düvele karşı Doğulusu, Batılısı, Kürdü, Türkü, Yemenlisi, Arabı, Çerkezi, Afganlısı, Bangladeşlisi ile nasıl şahlandığını bir ümmet yumruğu olarak küffarın ensesine nasıl indiğini ve bu ruhu günümüzde en iyi anlayan ve yaşayan, yeni nesillere aktarmaya çalışan 27 Şubat Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anma ve anlama programları ile anmaya ve anlamaya çalıştık. Bir kez daha bu vesile ile anladık ki bu millet özüne dönmedikçe, ahlak ve maneviyat temelli bir kalkınma modelini hedef almadıkça yeni nesillere eksik bir emanet devretmiş olur. Tam manası ile dünyanın her bir köşesindeki soydaşının ve dindaşının acısını hissetmedikçe ve onları kardeşin olarak görmedikçe Çanakkale deki o birlik ve beraberlik ümmet ruhunu asla yakalayamayız.” dedi.
MAKSAT AİLELERİ PARÇALAMAK
Başkan Atasoy, konuşmasına şu şekilde devam etti; “Birçok konu var değinecek. Önemli olanlardan birisi de Aile. İfsad toplumunun milletimizde ve islam ümmetinde ulaşmaya çalıştığı en büyük hedeflereden biri de parçalanmış ve dağılmış aileleri görmektir. Bunun için hoş ve şirin, demokrat ve özgürlükçü, bireylere önem veren adalet sahibi, önemseyen görünüşü ile birlikte vahşi yüzünü saklamaktadır ve kadını ön plana çıkararak güya kadına şiddet çok umursadıkları bir konu imiş gibi bu vesile ile kadın hakları, özgürlükçü kadın nidaları ile toplumumuzun temel taşları olan maneviyatçı aile temellerimizi sarsmaya ve çökertmeye çalışmaktadırlar. Dünyadaki bütün katliamların ardındaki kirli ellerin sahipleri, ‘demokrasi ve özgürlük getireceğiz’ kandırmacası ile milyonlarca aileyi parçalayan dul ve yetim bırakan, milyonlarca insanı yaşadığı topraklardan süren aç ve sefil bırakan bir anlayışın sahipleri, çocuk katilleri asla kadına şiddet umurunda değildir. Maksat aileleri parçalamaktır. Bu demek değildir ki kadına şiddete karşı çıkmayalım, bizler şiddetin her türlüsüne karşıyız. Kadına, çocuğa, mazluma, yaşlıya, dula, yetime, yolda kalmışa , ihtiyaçlı olanın her türlüsüne sahip çıkmak ve korumak temel ilkemizdir. İnancımızın gereği, hayatımızın gayesidir. Son yıllarda Meclisimizden 6284 sayılı kanun olarak çıkarılan, uygulamaya koyulan kadına şiddeti önleme görüntüsü altında aileyi parçalayan halk arasında İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen kanun Cumhurbaşkanı kararı ile kaldırıldığı söyleniyor. Bu bir gevşetme tepkileri azaltma operasyonudur. 2023 hazırlığıdır. 8 mart 2012 tarihinde meclisteki bütün partilerin oy birliği ile kabul edilmiş ve 20 mart 2012 tarihinde yürürlüğe girmiş uygulamaya halen devam edilmektedir. AK Parti kararında samimi değildir. Siyasi bir manevradır. Eğer samimi iseler AK Partisi ile CHP’si MHP’si HDP’si ile beraber yürürlüğe koydukları 6284 sayılı yasayı beraberce kaldırırlar. Şer de değil hayırlı işlerde ittifak etmek gerekir. ‘Hayırda yarışın’ hadis-i şerifine göre yaşam gayemiz hayra destek şerre fren olmaktır. “ diye konuştu.

















