KÜNYE HAKKIMIZDA REKLAM
Kimsenin onuru sizin merdiveniniz değil... | Politika Haberleri

Kimsenin onuru sizin merdiveniniz değil...

Kimsenin onuru sizin merdiveniniz değil...

Davut Çakıroğlu İYİ Parti'den istifa etti... "Adalet herkese lazım olacak diyenler adaleti sadece iktidardan beklememeli iktidar oldukları alanda adil olmalı. Bu arkadaşlara da İYİ eğlenceler" dedi.

Whatsapp haber ihbar

İYİ Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Davut Çakıroğlu, partisinden istifa ettiğini açıkladı.. İşte Çakıroğlu’nun açıklamaları;

İYİ PARTİDEN İSTİFA EDİYORUM

Siyasetin sıkıştığı ve yeni bir partinin kurulması talebi toplum tarafından tetiklendiği atmosferde biz de kamuoyunun nabzını tutan isimler olarak toplumun bu talebine kayıtsız kalmadık. Parti kurma düşüncesi Sayın Meral Akşener liderliğinde şekillendi. Nasıl bir parti kurmak gerektiğine dair yapılan istişarelere, çalışmalara iştirak ettik. Partiyi kurma çalışmalarına hali hazırda seçilmiş meclis üyesi olarak katıldım. Süreç içerisinde resmi bir hüviyet elde eden partimiz, her kesime umut olma iddiasından öte siyasetin mevcut hastalıklarına şifa olmayı vadetti. Ortaya çıkan bu anlayış bizi  de fiili olarak İyi Parti içinde olmaya sevk etti. Trabzon'da İyi Partiyi temsil eden ilk seçilmiş kişiyim. Bu vaat hem bizde hem de kamuoyunda karşılık buldu. Kimlikli ve kişilikli siyaset duruşumuz, düsturumuz gereği İyi Partinin ortaya koyduğu bu iddiayı güçlendirmek; parti içi demokrasi, liyakat esaslı görevlendirme, bilinç ve bilgi  düzeyi yüksek bir yapı ile pekiştirmek adına mücadele verdik. Biat kültürünün siyasi değil imani, sadakat kültürünün ise insani değil makami bir duygu olduğunu, millet-memleket diyerek çıkılan yolda, yapılan siyasette mevkinin değil mevzinin değerli olduğunu ısrarla vurguladık.

Bizi kimse kendi ikbal ve istikbali için dar, sığ bir kalıba sıkıştıramadı. Verdiğimiz mücadele hem diğer partililer nazarında hem de kamuoyu nazarında karşılık buldu ve bizi onore eden dönüşlere şahit olduk.

Lakin kimliği altında siyaset yaptığım İyi Parti bu anlamda bizi hasım görmekten öteye gidemedi. Ağacın verdiği meyveyi adeta ağacın gövdesi taşlar hale geldi.  Aman bunu parlatmayalım endişesi maalesef zincirleme bir iş birliğine, tabandan tepeye kadar bir cephe oluşturmaya döndü. Kurşun asker delege sistemine, parti içinde parti olma gayretine, hak-hukuk tanımaz bir zihniyete karşı verdiğimiz mücadelede karşımızda bize muhalif partileri görmeyi umarken, kendi partimizi bulmayı hesap etmedik. Sırf bizi partiden koparmak için yürütülen ve ne karar verenlerin ne de onaylayanların bir şey anlamadığı disiplin sürecini ve hakkımda verilen kınama kararını, parti kurullarına az da olsa kalan güvenimi muhafaza etmek için Genel Merkez Disiplin Kuruluna taşıdım. Dosyada hakkımda verilen kararın usulsüz olduğu, eksikler olduğu ve İl Yönetimine bu eksikleri gidermesi gerektiğine dair yazı yazıldığı bana beyan edildi. Daha sonra Genel Merkez Disiplin Kurulunun hakkımdaki kararı bozmasının İl Yönetimini sıkıntıya sokacağı ve itiraz dilekçemi geri almam etkin bir Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili tarafından benden rica edildi. Konuyla ilgili istişare yaptığım kimi Genel Merkez Disiplin Kurulu  Üyeleri de hakkımda verilen kararın "komik ve usülsüz" olduğunu şifaen beyan ettiler. Bu süreçte kendilerine inanmak istediğimi ve partimin yaratmak istediği farklı siyaset kültürüne, kimliğine inancımı korumak adına da geri adım atmayacağımı söyledim. Bu noktada eski kötü alışkanlıklar, siyaset anlayışı, biat etmeyeni yok et zihniyeti ve bu zihniyetteki ekip devreye girdi. Hakkımda verilen kararı " komik ve usülsüz" bulan Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyelerinin bile oluruyla, itiraz ettiğim kınama kararı oy birliğiyle onaylandı. Bu, bizim verdiğimiz bütün mücadeleyi anlamsız kılan, inanmak istediğimiz hiç bir değerin partide kalmadığını gösteren bir durumdur. Elden ele, el birliğiyle yönetemedikleri insanları yok ederek, küçük ama kendilerinin etkin olduğu bir parti hayaline doğru hızla koşan bir parti, bizim fikri ve fiili olarak dokumuzun uyuşacağı bir parti olamaz.

Kişiler için siyaset yapmadım, mevki için siyaset yapmadım, kimsenin adamı olmadım diyen, ülkede birkaç siyasetçi varsa gururla söylüyorum ki biri benim. Sorunların ilk ortaya çıktığı, eski alışkanlıkların kendini gösterdiği ilk anlarda "testi kırılmadan" diyerek bu günleri işaret ettim ve partinin bu noktaya gelmemesi için mücadele ettim. Lakin ne sağır sultan duydu bizi ne de yola çıkmak için bizi yol arkadaşı olarak görmek isteyen Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener duydu. Yola çıkılan insanlardan belki de son ben kalmıştım. Hem partiye hem de siyasete değer katacak bir çok arkadaşımız, ayrılmamaları için mücadele etmeme rağmen partiden ayrılmak zorunda, durumunda kaldılar... Sonunda bize göre de ‘’testi kırıldı" ve burada kalmanın" kalmak için kalmaktan" öte anlamı olmadığını düşündük.

Bu minvalde, bugün itibariyle  İyi Partide ait olduğum bütün görevlerden istifa ediyorum. Bize inanan, destek veren, bazen  nazımızı bazen kahrımızı çeken bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Kamuoyuna saygılarımla.

Davut ÇAKIROĞLU

Trabzon Büyükşehir Bld Meclis üyesi

 

Çakıroğlu daha sonra sosyal medyadan istifa ile ilgili detayları paylaştı. Çakıroğlu, 

“Partideki görevimi ünvanımı pozisyonunu bilmeyen disiplin kurulu cezacı üyeleri 4 hayıra karşı 5 evet oyu ile ceza kesmiş yetmemiş yada hırslanmış cezayı da davacı olan il’e tebliğ ettirmiş. Ne diyelim iyi eğlenceler”

Davut Çakıroğlu daha sonra kendisine  mücadele etmedin diyenlere ise bir açıklama yaptı, Çakıroğlu paylaştığı mesajında şunları söyledi…

Mücadele etmedin diyenlere...

İYİ PARTİ GENEL MERKEZ DİSİPİLİN KURULU BAŞKANLIĞINA

ANKARA

KONU: Trabzon İYİ Parti İl Başkanlığı tarafından , Trabzon İYİ Parti İl Disiplin Kuruluna gönderilen 06.01.2021 tarih ve 100/0106/2021 No’lu yazıya istinaden İl Disiplin Kurulunun 27.01.2021 tarihinde hakkımda verdiği kınama cezasının kaldırılmasına ilişkin.                        

AÇIKLAMALAR: İYİ Partinin kuruluş aşamasında partiye, seçilmiş meclis üyesi olarak katıldım. Halen Ortahisar Belediyesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi olarak partimi temsil etmekteyim.

Kanaatim odur ki; demokrasi günümüzde en çok istenilen yönetim biçimidir. Siyasi partiler ise demokrasinin en önemli kurumlarından, olmazsa olmazlarındandır. Siyasi partiler halkın kendini siyasi anlamda ifade edebileceği, siyasi yaşama katılabileceği yapılardır. Siyasi partilerin olmadığı veya etkin olarak faaliyette bulunmadığı bir ülkede demokrasiden bahsetmek zordur. Ancak siyasi partilerin varlığı demokrasi için tek koşul değildir. Siyasi partilerin birden çok olması, gerek hukuki normlar açısından gerekse teşkilat yapıları bakımından demokratik bir yapıya sahip olmaları da demokrasinin tesisi için elzemdir.

 Siyasi partilerin toplumla bütünleşmesi ve geniş  tabanlı bir katılımın sağlanması için siyasi partilerin de demokratik ölçütlere göre teşkilatlanması ve faaliyetlerini de demokratik ölçütlere göre yürütmesi gerekmektedir. Dolayısıyla demokratik iç yapıya sahip olmaları gerekmektedir. Ancak parti disiplini olgusu parti içi demokrasiyle çelişmekte, birçok siyasi partiyi bu ikili girdap içinde sürüklemektedir. Partimizin de gerek kuruluş aşamasında gerekse günümüze kadar geldiği noktada bu hassasiyetlerin ciddiyetle önemsendiğini gördük. Sayın Genel Başkanımız da demokrasinin hem parti yönetimi için hem de ülke yönetimi için önemli olduğunu defaatle vurgulamıştır. Bu minvalde 4.Olağanüstü Kurultayımızı gerçekleştireceğimiz günlerin arifesinde Sayın AKŞENER yaptığı bir konuşmada ‘biz Türkiye için vadettiği demokrasiyi kendi partisinden esirgeyecek kadar şuursuz hiç değiliz ‘ diyerek demokrasiye her anlamda ve alanda verdiği değeri, dolayısıyla partimizin demokrasiye bakışını net olarak ifade etmişlerdir.

 Bu zihniyette ve bu girizgahı yaparak,  parti aidiyetim ve kurullara olan saygım gereği yazılı savunmamı İl Disiplin Kuruluna sundum. Hakkımdaki disiplin süreci ile ilgili usulsüz olduğunu düşündüğüm konuları Kurulunuz ile aşağıdaki şekilde paylaşmak isterim.

• Disipline sevkimden birkaç gün önce partimizin Yomra İlçe Başkanlığını yürüten Sayın Zekeriya AKGÜL’ün basına yansıyan ve dosyaya eklediğim yazısında vurguladığı bir noktaya özellikle vurgu yapmak istiyorum. Şahsım ile ilgili ağır hakaretler içeren ve Yomra İlçe Başkanı’nın İl Başkanı’ndan Disipline verilmemi istediği yazının basında yer almasının akabinde, birkaç gün içinde disipline verildim. Adı geçen İlçe Başkanımız disipline sevkimde iddia edilen konuların hiçbir yerinde yoktur ve basın üzerinden verilen bu disiplin siparişinin parti içi olumsuz teamüle neden olabilecek sağlıksız bir yol olduğunu yetkili kişilere  belirttim.       

• İl Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 08.01.2021 Tarih ve 004-2021 sayılı tebligat ile tarafıma iletilen savunma çağrı yazısında Tüzüğümüzün 76.maddesi gereğince parti anlayışına zarar verici sosyal medya ve yazılı basın yolu ile İl Başkanı ve Yomra Belediye Başkanı’na yönelik söylem ve eylemlerim için savunmam istenmiştir. Öncelikle disipline sevkim ile ilgili İl Yönetim Kurulu, sevk kararının kaç kişi ile alındığını gösteren karar defterinin ilgili sayfasını aslının aynı tasdikli ya da tasdiksiz olarak tarafıma iletilmemiş olup bahse konu suçlamaların tarih, yer, beyan ve eylemlerin neler olduğu yazı içeriğinde ve ekinde belirtilmemiştir. Her anlamda usulsüz ve alelade   hazırlanan bu sevkin ve bana gönderilen tebligatın içinde veya ekinde iddia edilen hiçbir belge delil olarak sunulmamıştır. Soyut bir sevk yazısına ve maalesef yanlış tüzük atıflarına savunma vermek zorunda kaldım. Ne ile suçlandığımı hala somut olarak bilmiyorum bu konuda da taraf olan herkesi uyardım ancak olumlu bir dönüş alamadım (Belge 1)

• Adıma yürütülen disiplin soruşturmasına ilişkin 3 sayfadan oluşan yazılı savunmamı bütün usulsüzlükleri de vurgulayarak ekleri ile birlikte  14.01.2021 tarihinde İl Disiplin Kurulu Başkanı Sayın Kemal SOFU’ya verdim.(Belge 2)

• İl Disiplin kurulunda tarafsız olamayacağını düşündüğüm iki üyenin karar toplantısına katılmaması gerektiğine dair dilekçemi 22.01.2021 tarihinde İl Disiplin Kurulu Başkanı Sayın Kemal SOFU’ya verdim. Bu kişilerden biri  disiplin soruşturmasında aleyhime kulis çalışması yapan, davacı durumunda olan İl Yönetim Kurulu Üyesi Baha KURT’un eşi Sayın Tülay KURT, diğeri de Büyükşehir Belediye Başkan adayımız olan ve daha sonra iktidar partisine methiyeler düzmesinden ötürü sorun yaşadığımız bir ismin kayınpederi Sayın Ali Naci ATEŞ’tir. (Belge 3)

• İl Disiplin Kurulu bu iki isminde toplantıya katılıp katılmaması gerektiğine dair, itirazıma konu üyelerden bir üyenin de olduğu bir oylama yapmıştır ve 3 hayır 5 evet oyu ile katılmalarına karar vermişlerdir. Bu oylama ve alınan karar, il karar defterine 006 kayıt numarasıyla 26.01.2021 tarihli yazıyla işlenmiştir. Burada da Tüzüğümüzde öngörülmeyen şekilde oylama yapılarak usulsüzlük yapıldığını düşünmekteyim. Biz bu dilekçeyi verirken anayasal bir hak olan ‘adil yargılanma hakkını’ muhafaza etmeyi ve bu hakkın gözetilmesini amaçlamıştık. Ayrıca Siyasi Partiler Kanunu, disiplin soruşturmalarında birinci derece tarafların  yakınlarının karar verici olmasına dair sakatlığa, ilgili kanun maddelerinde atıf yapmaktadır.(Belge 4)

• İl Disiplin Kurulu ilk gün yapılan toplantıda 8 üye ile toplanmış ve disiplin cezası almam yönünde yapılan oylama 4 evet 4 hayır şeklinde sonuçlanmış olduğunu şifaen tebliğ etmelerine rağmen ikinci gün katılmayan üyenin katılmasıyla yapılan oylamada 4 hayır 5 evet oyu ile ve tarafsız olmayacağını dilekçe ile belirttiğim iki üyenin evet oyu ile kınama cezası aldım.

• Kayıt no:106-112/2021 yazıyla ve İl Sekreteri Sayın Mustafa İŞLER’in imzasıyla düzenlenen disiplin karar tebliği 04.02.2021 tarihinde tarafıma ulaşmıştır. Karar tebliğinde Tüzüğümüzün 76.maddesi ve 7.bendine göre suç isnadı olmasına rağmen tüzüğümüzde ‘76.maddenin 7.bendi’ yoktur. Karar defteri sayfalarının ‘’aslının aynı’’ yapılmamış olmasının yanı sıra gerekçeli kararın yazılmamış ve tarafıma İl Disiplin Kurulu Başkanı tarafından tebliğ edilmemesi, onun yerine İl Sekreteri tarafından tebliği tüzük gereği usulsüzdür. Kararı Disiplin Kurulu Başkanı taraflara göndermelidir. (Belge 5)

• İl Disiplin Kurulu da Tüzüğümüzün 76. maddesinin ‘f’ fıkrasına göre hakkımda kınama cezası vermiştir ancak 76.maddesinde B, C ve D bölümlerinin içinde ayrı ayrı ‘f’ fıkraları bulunmaktadır, burada da açıklık yok ve usulsüzlük vardır. Kaldı ki ‘’f’’ fıkralarına göre savunmam talep edilmemiştir. (Belge 6)

• Tarafıma gönderilen ve savunmamın istendiği tebligat içeriğindeki atıflara ilişkin 3 sayfa yazılı savunma, 38 sayfa konulara ilişkin sosyal medya ve basın-yayın belge fotokopileri ile parti anlayışına zarar vermediğimi aksine partiyi gündemde tutarak kamuoyu oluşturduğum 51 sayfadan oluşan haber linklerini vermiş olmama rağmen savunmamın istendiği konu olarak algılanan ( 76.madde D-kesin çıkarma bölümü l fıkrası) dışında bambaşka bir suçlama ile cezalandırıldım.

Parti aidiyetim ve demokrasiye inancım, parti kurullarına saygım ve hukuka bağlılığım gereği hukuki haklarımı sonuna kadar işleteceğim. Delillerini ek olarak savunmama koyacağım nedenlerden ötürü bir cezaya gerek olmadığını ve bu cezayı bir itibar operasyonu olarak gördüğümü belirtmeliyim.  Cezanın parti menfaatine değil hasmane duygularla, zoraki verildiğini düşünüyorum.

SONUÇ ve TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen durumlar göz önüne alınarak, dosyaya ek olarak sunduğum metinlerde de görüleceği gibi hakkımda yersiz ve usulsüz verilen kınama-disiplin cezasının iptal edilmesini talep ediyorum. Gereğini saygılarımla arz ederim.

Ekler;

1-Belge 1-Savunma Çağrı Tebligatı Fotokopisi

2-Belge 2-3 Sayfadan Oluşan Yazılı Savunmam, Savunma Eki 38 Sayfa Sosyal Medya ve Basın Yayın Belge Fotokopileri, Savunma Eki 51 Sayfa Meclis Üyeliğim Süresince Gündeme Getirdiğim Konulara İlişkin Basın  Yayın Listeleri

3-Belge 3-Tarafsız Olamayacağını Düşündüğüm 2 Disiplin Kurulu Üyesi’nin Karar Toplantısına Katılmamaları Talebimi İçeren Dilekçe Fotokopisi

4-Belge 4-İtiraz Dilekçeme İlişkin Disiplin Kurulu Karar Defter Fotokopisi

5-Belge 5-İl Başkanlığı Tarafından Gönderilen Disiplin Kurulu Karar Tebliğ Fotokopisi

6-Belge 6-Disiplin Kararı Karar Defteri Sayfa Fotokopisi

Davut Çakıroğlu son olarak, paşlaştığı mesajında ise

Sonuç 5 e 4 tiyatro ile verilen karara karşı, benim itirazımı karara bağlayan MDK lu adil olmamayı oy birliği ile onadı. Adalet herkese lazım olacak diyenler adaleti sadece iktidardan beklememeli iktidar oldukları alanda adil olmalı. Bu arkadaşlara da İYİ eğlenceler. Kimsenin onuru sizin merdiveniniz değil ben hatırlattım.

 



        YORUMUNUZU PAYLAŞIN